YAYLA: Yazın çıkılıp otundan ve suyundan intifâ' olunan arazidir. İki kısımdır. 1 - Defterhâne-i Âmire'de bir veya bir kaç kasaba…
Zamm-ı mütevelli: icabında mütevelliye yardım etmek üzere hâkimin mütevelliye diğer bir kimseyi yardımcı olarak vermesidir. Zamm-ı mütevelli, büyük ve işi çok…
Aforoz: Bir Hıristiyan'a Katolik kilisesi tarafından konulan yasak. Buna göre, aforoz edilen kimse, kilise faaliyetlerine katılamaz, Katolik mezarlığına gömülemez. Ayrıca…
Bab-ı Ali: Yüksek kapı, Sadrazamın oturduğu konak. Osmanlı hükümeti, başbakanlık. Bac: Osmanlılarda, pazarda alınıp satılan maldan alınan vergi, bac-ı bazar.…
C Cebeli: (Cebelü). Tımar sahiplerinin savaşa hazır olarak beslemek mecburiyetinde oldukları asker. Cedit: Yeni. Nizam-ı Cedid: Yeni Düzen Cemaat: Osmanlılar'da…
Dar'ül-fünun: Fenler evi, üniversite. Darbhane-i Amire: Para basılan yer. (Para basma yetkisi devlete aittir.) Darphane: (darb-hane). Para basılan, sikke dökülen…
Ehl(ehil) : Bir şeyi elinde bulunduran, bir yerde oturan, muktedir ve becerikli olan. Eklektik: Seçmecilik. Çeşitli görüşlerden seçilmiş fikirleri bir…
Feodalite: Ortaçağ Avrupa'sında toprağı ve üzerinde yaşayan köylüleri bir kişinin malı sayan rejim, derebeylik. Bu sisteme feodalizm denir. Ferman: Bir…
Gayri Müslim: Müslüman olmayan. Osmanlıda genelde Hak dinlerden birine inanıp Müslüman olmayanlar için kullanılmıştır. A | B | C…
Hadis: Hz. Muhammed'in mübarek sö2ü, yaptığı iş ve davranışı. Halffe: Hz. Muhammed'in vekili olarak Müslümanların lideri ve şeriatın koruyucusu olan…