Prof. Dr. Ekrem Arıkoğlu
Son yıllarda hemen her gün “falanca hocamıza armağan kitap çıkarıyoruz, sizden de mutlaka bir yazı bekliyoruz.” mealinde iletiler alıyoruz. Özellikle emekliliği gelen hocalarına yetiştirdikleri öğrencileri emeklilik töreninde bir armağan kitap hediye etmek istiyorlar. Bazı armağan kitaplar kelimenin tam anlamıyla “kütük” gibi oluyor ve bastırması da çok pahalı. Bazı hocalarımız da çok kıymetli olduklarından daha 50-55 yaşlarında ve çalışıyorlarken cevval öğrencileri hocalarına armağan kitap çıkarıyor. Ben de Ercilasun hocamın emekliliği yaklaşınca ona bir armağan kitap çıkarmaya önayak olmuştum. Sonraki yıllarda hocamız için 5-6 armağan kitap daha çıkarıldı.
Sovyet geleneğinde bilim-sanat adamlarının 60, 70, 80. yaş günlerinde onların anıldığı ve çeşitli hediyelerin takdim edildiği büyük toplantılar yapılıyor. Bilim-sanat insanının toplumu ve camiası tarafından takdir edilmesi çok güzel. Bence bu armağan kitaplarının niteliği farklı olmalı. Bilimsel bir kitap insanlar faydalansın diye yazılır. Oysa bilimsel armağan kitaplar ancak kitapta yazısı bulunanlara ulaşabiliyor. O kitapta bulunan yazılar da bilim camiasının uzağında kalıyor. Bilimsel yazılar ya dergilerde veya bilimsel toplantılarda değerlendirilmeli ve herkesin ulaşabileceği bir kaynakta yayımlanmalı. Armağan kitaplarda ise sadece o bilim adamıyla ilgili anı yazıları ve o bilim adamının çeşitli yönleriyle değerlendirildiği bilimsel makaleler yer almalı. Armağanın ithaf edildiği kişiyle hiç ilgisi olmayan bilimlik yazılar o kitaba niçin giriyor ki? 7-8 yüz sayfalık koca bir kitap yerine 2-3 yüz sayfalık orta boy bir el kitabında o kişiyi, hayatını ve bilim yolculuğunu hikâye eden okunası yazıların yer alması daha iyi olmaz mı? Hem kitap okunur hem kendisine armağan çıkarılan kişinin bu hayattaki bilinmeyenlerine değinilmiş olur. Bir de bilim adamları son demlerinde yaşadıklarını bibliyografik olarak yazıya geçirmeli. En çok ilgi gören ve okunan bu hayat hikâyeleri oluyor çünkü.
Ben yakın dostlarım için bile armağan kitap yazısı yazamıyorum son yıllarda. Vaktim yok bilimsel yazı yazmaya ve toplantılara katılmaya. Onun yerine o kişiyle ilgili duygularımı sosyal medyada yazıyorum. Daha çok okunuyor ve beğeniliyor. Bana da birkaç öğrencim “armağan kitap çıkaralım” hocam dedi. “Ben daha gencim!” dedim ve burada yazdığım fikirlerimi onlara da söyledim.
Bu yazdıklarım armağan kitaba bilimsel yazı yazmaktan usanan dostlarımın hoşuna gidecektir mutlaka. Fikirlerini açık ederler mi orasını bilemiyorum. Ne dersiniz? Bilimsel armağan kitabı çıkarmak yerine “Falanca hocanın…” gibi küçük anı kitapları çıkarmaya başlasak iyi olmaz mı?
Prof. Dr. Zeki Velidi Togan ve Prof. Dr. Gülçin Çandarlıoğlu 29 Mart 1942’de Eskişehir’de doğdu.…
20. yüzyılın başlarında Doğu Türkistan’da faaliyet göstermeye başlayan, Protestan bir misyon örgütü olan China Inland…
Türk Yurdu'ndan sonra Türk Ocağının en önemli neşriyatı olan "Türk Yılı 1928" 1928'de İstanbul'da Yeni…
Metin eski harfli Türkçedir. Nadir eserdir. Anahtar kelimeler: Kaşgar, Doğu Türkistan, Şarki Türkistan, Nadir Eserler, Çin,…
Akif bunalınca isyan seviyesine varmış; “Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı? Mahşerde mi…
Asya’da Kılık Değiştirerek Yolculuk Bir İngiliz Subayının Anadolu, İran ve Hindistan Hatıraları Asya’da Kılık Değiştirerek…