DÂNİK: Bir dirhemin altıda biridir. Çoğulu devâniktir. DÂRU'L-ACEZE: Acizler yurdu anlamındadır. Âciz ve çalışıp kazanmak kudretinde olmayan kimsesiz, ihtiyar, hasta…
EBEVEYN: ebin ikilidir. Tağlib suretiyle ana ve baba demektir. "Li-ebeveyn kardeş" denir ki ana ve babaları bir kardeş demektir.Tağlib, bir…
GABN: Alım satım gibi ivazlı muamelelerde, aldatmak manasınadır. GABN-I FAHİŞ: Gabn aldanmak demektir ki iki kısımdır. Biri gabn-i fahiş, diğeri…
HABBÂZ: "Hubz" maddesindendir. Arapça hubz, ekmek; habbâz, ekmekci manasınadır. İmaret, hastahane gibi vakıflarda geçen bu tabir müessesenin ekmeğini pişirip hazırlayan…
İ İBARE-İ VAKIFTA (ALÂ FERÎZATİ'Ş-ŞER'İYYE) İBARESİ: "Alâ ferîzatiş-şer'iyye" terkibi örfen "erkek evlada iki, kız evlada bir hisse" verilmesi mefhumunda kullanılır.…
FAKİH: Fıkıh ilmine hakkıyla vâkıf ve şer'î hükümleri istihraca muktedir olan kimsedir. Leh ve aleyhe olan hükümleri bilmek meleke ve…
KÂ'BE: Mekke-i Mükerremede kâin mukaddes binâdır ki Hazret-i Ibrâhim ve İsmâil Aleyhis-selam tarafından bina olunmuştur. Müslümanların kıble mahallidir. KABRİSTAN: Cenaze…
LEYLE-İ BERÂT: Bu gece Şaban ayının onbeşinci gecesidir ki rahmet ve gufran gecesidir. Bu gecede mü'minlerin duaları kabul ve günahları…
MAHALL-İ SADAKA : Sadaka alabilecek durumda olan kimsedir. Fakirler, miskinler gibi. MAHALL-İ VAKF: Mevkûf lafzının mürâdifidir. Vakıf tasarrufu kendi üzerine…
NAKİP: Bir cemaatin büyüğü, bir cemaatin işlerine bakan zat tekyelerde şeyh vekili bulunan zat. Nakibü'l-eşrâf, şürefa ve Sadet-i Kirâmın yâni…