İ İBARE-İ VAKIFTA (ALÂ FERÎZATİ'Ş-ŞER'İYYE) İBARESİ: "Alâ ferîzatiş-şer'iyye" terkibi örfen "erkek evlada iki, kız evlada bir hisse" verilmesi mefhumunda kullanılır.…
FAKİH: Fıkıh ilmine hakkıyla vâkıf ve şer'î hükümleri istihraca muktedir olan kimsedir. Leh ve aleyhe olan hükümleri bilmek meleke ve…
KÂ'BE: Mekke-i Mükerremede kâin mukaddes binâdır ki Hazret-i Ibrâhim ve İsmâil Aleyhis-selam tarafından bina olunmuştur. Müslümanların kıble mahallidir. KABRİSTAN: Cenaze…
LEYLE-İ BERÂT: Bu gece Şaban ayının onbeşinci gecesidir ki rahmet ve gufran gecesidir. Bu gecede mü'minlerin duaları kabul ve günahları…
MAHALL-İ SADAKA : Sadaka alabilecek durumda olan kimsedir. Fakirler, miskinler gibi. MAHALL-İ VAKF: Mevkûf lafzının mürâdifidir. Vakıf tasarrufu kendi üzerine…
NAKİP: Bir cemaatin büyüğü, bir cemaatin işlerine bakan zat tekyelerde şeyh vekili bulunan zat. Nakibü'l-eşrâf, şürefa ve Sadet-i Kirâmın yâni…
ÖRF: İyi adet manâsındadır. İşde de, sözde de kullanılır. Adet iyi ve kötü olabilir; fakat örf daima iyi olan iş…
PAFTOS GEDİĞİ: Şehir ve kasaba haricindeki bazı arziden diami surette intifa' hakkıdır. Şöyle ki; İzmir ve Manisa ve Bursa gibi…
RAVZA-İ MUTAHHARA: Ravza bahçe demektir. Çoğulunda riyâz denir. Ravza-i mutahhara Nebiyy-i zişân Efendimizin Medine-i Münevvere'deki Merkad-i Mübârekeleridir. REHN-İ KAVİ: Kıymeti…
S SADAKA: Sevap için ivazsız olarak fakirlere temlik olunan maldır. Hizmet mukabili olmayarak fukaraya verilen mallar da sadaka kabilindendir. İvazsız…