Categories: Habibullah İzci

Fani Dünyadaki Cehennem Doğu Türkistan

Yazan: Habibulla İzchi          Uygur Türkçesinden Aktaran: İslam Kurban

Çin’in, Doğu Türkistan’daki Takip ve Gözetleme Sistemi

Çin hükümeti, Doğu Türkistan’daki Uygurlar için örümcek ağına benzer bir gözetleme sistemi kurmuştur, Uygurların Çinlilerin takibinden hiçbir şekilde kaçamayacakları şekilde bir kontrol yapısı oluşturmuşlardır.

Çin’in mevcut toplama kamplarına her aileden en az bir kişi ya da bir ailenin tamamının gönderildiğini göz önüne aldığımızda aşağıda anlatılan gözetleme ve takip sistemiyle, tutuklu insan sayısını kıyasladığımızda, bu sistemle kamplara gönderilecek kişilerin listesinin çok daha önceden belirlendiğini söyleyebiliriz.

1980’den 1990’a kadar, bugünlere nispeten biraz daha özgür ve barışçıl bir dönemdi. 1990’lardan sonra; özellikle Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla, uluslararası toplumun dikkatinin Çine kayması nedeniyle Çin hükümetini kendi açısında çok daha dikkatli ve radikal adımlar izleyecekti. Çinin yoldaşı Sovyet diktatörlüğün yıkılması Çine büyük korku salmıştı. Bu sebepten Çin, sıranın kendisine geleceğini ve bunun Doğu Türkistan ve Uygurlardan kaynaklı olacağını düşündüğü için, Uygurlar üzerindeki sıkı denetimi arttırdı. Bu yazımızda Çin’de 1990’lardan bugüne devam eden geleneksel takip sistemine ve Doğu Türkistan’daki takip sistemine bir göz atacağız. Her ne kadar uluslararası camiada saygın medya kuruluşları, bu konuda birçok araştırma yapsa da çok fazla bilgiye erişebildikleri de söylenemez. Dışardan gelen bir gözlemci veya araştırmacının orada doğup büyümüş biri kadar bu baskısı sistemini anlaması mümkün olmadığı için bu konuyu ele almayı uygun buldum.

Çin güvenlik güçleri Doğu Türkistan’da birkaç farklı kategoriye ayrılmıştır. Resmi olarak Ulusal Güvenlik Dairesi, Emniyet Müdürlüğüne bağlı Ulusal Güvenlik Departmanı, Askeri Bölge Ulusal Güvenlik Birimi ve Korla merkezli 4. Güvenlik Garnizonundan oluşmaktadır. Çin’in Doğu Türkistan’daki gözetleme ve takip sistemini oluşturan mekanizmayı aşağıdaki kategorilerde tanıyalım:

Halkı Yakından İzleme Yöntemi:

1. Çin hükümetinin Doğu Türkistan’da uyguladığı ilk takip sistemlerden biridir. Burada Sovyetler Birliği ve KGB’nin usulleri benimsemiştir.  Böylece halk günlük hayatta 24 saat gözetim altında yaşamaktadır. Çin hükümeti; her şehir, her ilçe, köy, kasaba ve herhangi bir yerleşim bölgesinde veya toplum içinde her Doğu Türkistanlıyı her an takip etmektedir. Çin hükümeti, yoğun yatırımlar yaparak ve insanları bu nezaret sistemin dışına çıkmamaya zorlayarak onları istihdam konusunda keyfi olarak yönlendirerek ve düşük yaşam standartlarında yaşayanların maaşlarını kesmekle tahdit ederek; halkın her kesiminde kötü niyetlerini gerçekleştirmek ve kendi amaçlarına ulaşmak için  örümcek  ağına benzer bir izleme mekanizması kurdu.

Çinin kurduğu yakından izleme sisteminin pek çok çeşidi vardır. Çin hükümeti her siteye, her binaya o binada yaşayanların sayısınca istihbaratçı yerleştiriyordu. Bu insanlar; normalde tüccar, memur ya da işçi olup mahallenin sakinleri ile içli dışlı yaşamaktaydı. Düğün ve cenazelere aktif bir şekilde katılırlar ve herkesin bilgilerini toplarlardı. Onlar aracığıyla halkı yakından takip ediyorlardı. Küçük sitelere ve müstakil evlerin olduğu mahalleler de dahil oradaki nüfus sayısınca istihbaratçı yerleştiriliyordu. Bu istihbaratçılar; yaşadıkları binadaki veya mahalledeki kişileri gizlice dinlemekten, izlemekten ve sakinler hakkında rapor tutup daha üst merciler göndermekten sorumluydular. Mahalledeki en yakın komşuları ve dost edindikleri kişiler bile bu insanların gerçek kimliğini bilmiyorlardı.

Bu konuda küçük bir anıyı eklemeyi gerekli görüyorum. 2014 yılında kendi evimde,  arkadaşlarımı davet ettiğim bir yemek düzenlemiştim. Misafirler çoğunlukla tanıdığım iş adamları ve bazı yöneticilerden oluşmaktaydı. Aşağı inip misafirleri karşılarken İlham isimli bir komşumuzla avlunun kapısında karşılaştık. Bu karşılaşma üstüne gelen misafirlerden biri burada bana selam verirken, hoşnutsuz ve rahatsız hissettiğini bariz şekilde görebiliyordum. Neden rahatsızlık duyduğunu sormadan, kendisi o kişinin burada ne işi olduğunu ve neden burada olduğunu sordu. Bende komşumuz olduğunu ve mesleğinin de asker olduğunu söylediğimde öfkeyle güldü. Nedenini ısrarla sorduğumda ise 5 Temmuz’dan 1-2 ay sonra, Ziraat Üniversitesi’nden birkaç sınıf arkadaşlarıyla birlikte tutuklandığını, bu komşumun Sanci’deki bir gizli binada kendisini sorguya çektiğini, bütün kıyafetlerini çıkartıp kontrol ettiğini, işkence yaptığını ve onun Çin İstihbarat Teşkilatı çalışanı olduğunu söyledi. Bu da komşumuzun ispiyonculuk için orada olduğun ve istihbarata çalıştığı anlamına geliyordu. O adam, karşımızdaki binada Mukam ansambl oyuncusu Bahtiyar Rozi’nin yan komşusuydu. Normal hayatta komşularla iyi geçinirdi. Sitedeki her faaliyete mutlaka katılırdı. Konuya dönecek olursak, herhangi bir şehir, ilçe, kasaba, köy ve yüzden fazla kişinin yaşadığı sitelerde, mutlaka bir gizli ofis çalışanı olmuştur. Bu ofislerde 20-30 kişi çalışıyor ve burası genellikle sitenin en üst katında, birkaç dairenin birleşiminden oluşan büyük dairelere yerleşiyordu. (Örneğin, Tangnuri sitesi’ndeki şube ofisinde 30’dan fazla kişi çalışıyordu.) Bir gün bir komşum (Rahmetli Hoca Niyaz Hacı’ ı defneden mezar şeyhin oğlu), annesinin evini taşırken, yanlışlıkla üst katta açık kalan kapıdan salonda duran ekran ve sıra sıra dizilmiş bilgisayarları görüp şaşırmış, o dairenin onların tuttuğu ev olduğunu anlatmıştı. Bu ofis Tangnuri sitesi ikinci bloğun tepesindeki dört dairenin birleşiminden oluşuyordu. Tüm sitede elektrik kesintisi olsa da bu jeneratörün devreye girip ve ışıklarının sönmediğine defalarca kez şahit olmuştuk. Komşumun söylediğine göre bunların görevleri sitedeki insanların faaliyetlerini izlemek, telefon konuşmalarını dinlemek, bazı önemli hanelerin atıklarını kontrol etmek, birbiriyle olan ilişkilerini analiz, önemli kişilerin yaşadığı dairelerin ve binaların nüfus kayıt dosyası ve kayıtlarını tutmak, sosyal çevrelerini belirlemek gözetlemekti. Düzenli olarak yakından izlemek için site yönetiminden güvenlik personeli göndererek bu aileleri gözetlemesine rehberlik etmek, sitedeki kişilere ülke dışından gelen aramaları dinlemek gibi hassa işlemlerden de bu tür ofisler sorumlu oluyormuş. Hatta siteye yerleştirilen Çinli temizlik işçileri de onlardan olup çöpleri türüne göre ayırarak tek tek kontrol ettikleri anlatıyordu. Normal şartlar altında bu ofislere birilerinin girip çıktığı pek görülmezdi.

2. Çeşitli üniversitelerde ve okullarda her sınıftan birkaç kişi özel olarak özel eğitilir, bunların eğitimi boyunca öğrencilerin nasıl denetleneceği ve aralarında konuştuklarını iletmek gibi küçük detaylarla başlarlardı. Bunların okulda, derslerden ve sınavlardan geçme zorunluluğu yoktur. Mezun olduktan sonra toplumun her katmanına yerleştirilirler; okul, hastane, işletme, polis ve tüm departmanlardaki ajanslara atanabilir ve bulunduğu yerlerde aynı şekilde halk veya çalıştıkları kurumlarda takip sistemindeki görevlerini yaparlardı. Aslında bu insanların asli görevleri, ikamet ettikleri bölgedeki kendilerinin tabi olduğu isimsiz dairelerde oluyordu. Örneğin 2014 yılından bu yana fabrikamız 24 saat gözetim altındaydı. Fabrikada her gün sabah, öğlen ve akşam olmak üzere üç defa arama yapılıyordu. Her seferinde daha fazla kişi geliyor, çalışanların telefonları, bilgisayarları, depolar, üretim alanları tek tek kontrol ediliyordu. Gelenler genellikle polis, belediye ve muhtarlık çalışanı oluyordu. Bu da yetmezmiş gibi fabrikamıza radyo istasyonundaki bir yakınımız vasıtasıyla bir adamın yerleştirildiğini yerel bir polis memurundan duyunca çok şaşırmıştım.

3. Toplumun gelişmesiyle birlikte her devirde benzer, halk içinde devam ede gelen sınıf arkadaşları toplantıları, yurt arkadaşları buluşması, Uygur kültürünün bir parçası olan meşreplerde bu tür insanlar vardı. Hatta bilmezsiniz dahi sizin en yakınınızdan biri onlardan biri olması mümkündü

4. Her yerleşim birimini 24 saat izleyen bir denetleme organı vardı.

5. AVM, restoran, kulüp hiçbir saha boş kalmıyordu.

6. Temmuz katliamının ardından Çin hükümeti, istikrarı sağalama bahanesiyle çok sayıda üniversite mezununu yerel belediyelerde işe alarak ve bunu kamu hizmeti için bir ön koşul haline getirdi. 50 üyeli küçük bir sitedeki bir muhtarlık en az 20-30 çalışana sahipti. Örneğin Urumçi’de Yan’an Yolu muhtarlığının en az 200 çalışanı vardı. Tek yapmaları gereken, her evden bir ile üç kişi sorumlu olacak şekilde yerel sakinleri arşivlemekti. Bunlar, 2009’dan beri tüm ülkenin genel profilini çıkarmanın temel taşı olmuştu. Yani “Her aile hakkında tutulan bir dosya olacaktı.”

Bur arşive herkesin bir kimliği, ev formu ve evinin bir krokisi ekleniyordu (bu kroki evde mutfağın, salonun, yatak odasının nerede olduğunu, hangi odanın hangi tarafta olduğu, evin her odasının resmi,  hangi yatak odası kime ait, her odada yatan kişinin ayrıca resmi vb. bilgilerden oluşuyordu.) Evinde kitabı var mı? Kaç tane kitabı var? Kitabın içeriği ne? Arabası varsa Arabanın markası, rengi, plakası, sahibinin günlük rutinleri, ilişkiler çemberi, dine bakış açısı, nasıl giyinir, toplumdaki vizyonu ayrı ayrı defterlere not alınıyordu. Çin’deki mevcut toplama kamplarına her aileden en az bir kişi ya da tüm ailenin kapatıldığı gerçeğini göz önüne getirdiğimizde, bu sistemle şu an kamplara kapatılmış kişilerin kimler olacağının o günlerden belirlendiği söylenebilir.

7. Genellikle bu yapı, aşağı yukarı on beş kişilik aileden sorumlu olunacak şekilde taksim edilmişti. Her on aileden bir kişi sorumluydu. On aile başkanı olan bölgesindeki o, on ailenin günlük faaliyetlerini, kendi bölgelerindeki insanların evlerine girenleri-çıkanları ve neler yaptığını rapor ederlerdi. Bugün ne tür bir elbise giydi? Ne yemek yaptı, düğün davetine kimler katıldı, nereye gidiyor ya da nereden geliyor, bunu izliyorlardı. Bu on aileden sorumlu polis ise, yerel halkın evlerine gelen misafirleri kayıt altına alarak üç saate kadar polis sisteminin ağına yüklenmekteydi. Topluluktan sorumlu belediye, her toplulukta bir ile iki polis memuru, muhtarlık, sokak ofisi, merkezi denetim ofisi ve bölge idaresi bu işleri yapmaktan sorumluydu. Halk bir normal işlem için dahi evlilik, nüfus, pasaport, banka  ve kredileri işlemleri için  yasal olaral muhtarlıktan başlayıp, onbaşı, mahalle polisi, belediye, denetim merkezi vb. kurumlara sırasıyla gitmek zorundaydı. 2009’dan sonra tüm Uygurlardan ses kayıt, saç, kan örneği ve resim vb. bilgiler toplamıştır.

8. 2009’dan sonra Çin hükümeti ilk olarak Urumçi’de Tanrı Dağı bölgesini içine alan bir kafes alanı kurarak, At Yarış mahallesi, Yan’an Yeni Köyü Belediyesi, Rahat Bağ Mahallesi, Yamalık Mahallesi ve Güney Otogarı çevresindeki Uygur topluluğunu, demir tellerle bir kafes içine aldı. İnsanları tek bir kapıdan girip çıkmasını, girerken de çıkarken de kamera kaydı altında olmasını, kendi evine girerken de kimlik barkodunu okutması sistemini kurarak halkın nefes bile almasını zorlaştırmıştır.

9. 2009 sonrası Çin doğu Türkistan’ın her köşesinde şehir, il, ilçe, köy, kasabalarda ve her yüz metre mesafede bir polis kontrol merkezi kurmuştur. Sırf Urumçi’de 1400 polis kontrol merkezi kurulmuş, özerk bölge vergi dairesi halkın kanını emerek bu proje için 2,5 milyar Yuan toplamıştır.

2010’dan sonra Uygurların evlerinin kapılarına kimlik barkodu yapıştırılmıştır. Doğu Türkistan’ın her köşesine kadar kameralar yerleştiren Çin, bir kişinin sabah evden çıktıktan eve dönene kadar tüm süreci izleyebilen yüksek çözünürlüklü kamera sistemi, halk içindeki gizli teşkilat çalışanları ve teknolojik dinleme sistemlerine sahip bir takip sistemi geliştirmiştir.  Yani Doğu Türkistan’ı tam tamına polis kontrolünde ve sürekli takip edilen bir açık hava hapishane dönüştürmüştür. Bütün uğraş ve baskılar hatta katliamlar, Uygurların sesinin duyulmaması ve duyuramamaları için yapılmıştır.

Abdullah Cinkara

Share
Published by
Abdullah Cinkara

Recent Posts

DOĞU TÜRKİSTAN’DA MİSYONERLİK FAALİYETLERİ: CHINA INLAND MISSION (1906-1938)

20. yüzyılın başlarında Doğu Türkistan’da faaliyet göstermeye başlayan, Protestan bir misyon örgütü olan China Inland…

4 gün ago

Türk Yılı 1928

Türk Yurdu'ndan sonra Türk Ocağının en önemli neşriyatı olan "Türk Yılı 1928" 1928'de İstanbul'da Yeni…

1 yıl ago

Kaşgar Tarihi : Bais-ı Hayret Ahval-i Garibesi

Metin eski harfli Türkçedir. Nadir eserdir. Anahtar kelimeler: Kaşgar, Doğu Türkistan, Şarki Türkistan, Nadir Eserler, Çin,…

2 yıl ago

Amerika’nın Rüyası

Akif bunalınca isyan seviyesine varmış; “Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı? Mahşerde mi…

2 yıl ago

Yeni Kitap: Asya’da Kılık Değiştirerek Yolculuk

Asya’da Kılık Değiştirerek Yolculuk Bir İngiliz Subayının Anadolu, İran ve Hindistan Hatıraları Asya’da Kılık Değiştirerek…

3 yıl ago

Türk Mitolojisinde Alageyik

Türk, Altay ve Moğol mitolojilerinde Kutsal Geyik. Değişik Türk lehçe ve şivelerinde Alageyik (Alakeyik, Alakiyik)…

3 yıl ago