İdeal insan inancıyla yaşayışını, sözüyle yaptıklarını birleştiren, dik duran adamdır. Fakat bu birleştirme ve inandıklarını yaşama insanlık ve içinden çıktığın milletin faydasına olmalıdır. Yoksa bir cani de kendi içinde tutarlı olabilir. Bu ideal insan tipinin en güzel örneği Mehmet Akif Ersoy’dur.

Akif, bir ömrü milleti için vakfetmiştir. Milletinin, mensubu bulunduğu inancın sıkıntılardan nasıl kurtulacağını hem sanatı yoluyla hem de halkın içine girip uyarıcılık vazifesini yerine getirerek yapmıştır. Bunu yaparken doğru bildiklerini de yaşamıştır. Irken Arnavut olsa da büyük Türk milletinin mensubu bulunmaktan gurur duymuş, “Türk eriyiz, silsilemiz kahraman!” diyerek bunun gereği gibi yaşamıştır. Akif, başka bir toplumdan olup bunu gizleyerek “Türk” adını silmeye çalışan günümüz kimliksiz ve kişiliksizlerinden ne kadar da farklıdır. Ne kadar da ideal olandır. Türk Milletine mensup olmanın sadece “ırken” Türk olmak olmadığının ne güzel ve ideal bir örneğidir.

O, dünya malına meyletmemiş, fakirlik içinde yaşamıştır. Çok ihtiyacı olduğu halde, sırtında paltosu bulunmadığı halde İstiklal Marşı şiiri için konan 500 liralık ödülü almamış, şiirin milletin malı olduğunu ifade etmiştir.

Devlete, halka ait imkânları tepe tepe kullanan, devletin malını deniz olarak görüp onunla kibir göklerine yükselen bugünkü ileri gelenlere, yöneticilere bakarak Akif’i daha iyi kıymetlendirebiliriz. Söyledikleri ile yaşadıkları taban tabana zıt, bugün en adi küfürlerle birbirlerine sövüşürken yarın çıkar ilişkisinde aynı paydada ve sofrada buluşan yöneticiler, bu yöneticilere yalakalık yapacağım diye şahsiyetsizlikte diplere vurmuş sözde ilim-bilim insanlarının düştüğü çukurlara bakarak Akif’i daha iyi anlayabiliriz.

Yüksek insan onuruna, sağlam karakterine, şahsiyetine, kişiliğine sahip Akif gibi insanları ne kadar da özlüyoruz. Sevgili gençler kendinize her yönüyle “insan” olan, imanı ile hayatını bir eden Akif’i örnek alınız. Onu dillerinden düşürmeyip bambaşka âlemlerde yaşayanların sahtekârlıklarına inanmayınız.

Aşağıdaki resim Bayburt’ta çekilmiş. Sadece ayakkabılarına bakıp Akif’e bir daha hayran olunuz, seviniz, Safahat’ı yeniden okuyunuz. İdeal insan örneği olarak bizim gençlere gösterebileceğimiz bir kişi olduğunuz için size binlerce minnet, rahmet dileklerimizi gönderiyoruz büyük insan, büyük sanatçı, büyük Türk… Mekânın cennet olsun.

Prof. Dr. Ekrem Barak Arıkoğlu

27 Aralık 2020

Bilge Türk

Share
Published by
Bilge Türk

Recent Posts

DOĞU TÜRKİSTAN’DA MİSYONERLİK FAALİYETLERİ: CHINA INLAND MISSION (1906-1938)

20. yüzyılın başlarında Doğu Türkistan’da faaliyet göstermeye başlayan, Protestan bir misyon örgütü olan China Inland…

4 gün ago

Türk Yılı 1928

Türk Yurdu'ndan sonra Türk Ocağının en önemli neşriyatı olan "Türk Yılı 1928" 1928'de İstanbul'da Yeni…

1 yıl ago

Kaşgar Tarihi : Bais-ı Hayret Ahval-i Garibesi

Metin eski harfli Türkçedir. Nadir eserdir. Anahtar kelimeler: Kaşgar, Doğu Türkistan, Şarki Türkistan, Nadir Eserler, Çin,…

2 yıl ago

Amerika’nın Rüyası

Akif bunalınca isyan seviyesine varmış; “Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı? Mahşerde mi…

2 yıl ago

Yeni Kitap: Asya’da Kılık Değiştirerek Yolculuk

Asya’da Kılık Değiştirerek Yolculuk Bir İngiliz Subayının Anadolu, İran ve Hindistan Hatıraları Asya’da Kılık Değiştirerek…

3 yıl ago

Türk Mitolojisinde Alageyik

Türk, Altay ve Moğol mitolojilerinde Kutsal Geyik. Değişik Türk lehçe ve şivelerinde Alageyik (Alakeyik, Alakiyik)…

3 yıl ago