KIRGIZİSTAN LATİN KÖKENLİ KIRGIZ ALFABESİNE GEÇMELİDİR!

Bağımsızlıklarının otuzuncu yılında beş Türk Cumhuriyetinden sadece Kırgızistan Latin kökenli alfabeye geçme kararı almadı. Türkmenistan, Özbekistan, Azerbaycan Latin kökenli alfabeleri çoktan beri kullanıyorlar. Özbekistan’da kullanımı güç olan alfabenin yeniden gözden geçirilme çalışmaları devam ediyor. Kazakistan uzun tartışmalardan sonra yeni geçeceği alfabeyi ideale yakın hale getirdi. Birkaç harfin daha değiştirilmesiyle 34 harfli ortak Türk Dünyasına alfabesine uyulmuş olacak. Kırgızistan diğer Türk Cumhuriyetlerinden farklı olarak uzun yıllardır demokrasi arayışı içinde. Liderler darbelerle indirildi. Buna rağmen seçim yapmakta ısrarcı oluşları olumlu bir çaba. Ülkeyi sıkıntıdan çıkarak bir liderin şimdiye kadar çıkmaması, ekonomik alanda olduğu gibi kültür alanında da istikrarlı politikaların uygulanmasını geciktirdi. Kendi diline, kültürüne dönüş çabalarıyla birlikte bağımsızlığın kıymetini bilmeyen ve “yeniden Ruslara bağlanalım” diye düşünenlerin sayısı hâlâ az değil. Açıkça yazacak olursak Türk devletlerinde Latin kökenli alfabeye geçişin birkaç temel sebebi var:1926 yılında Bakü Türkoloji Kongresinde alınan kararların sonucu olarak Türkiye ile birlikte Türk Dünyasının tamamına yakını 1930’lu yıllarda Latin kökenli milli alfabelere geçtiler ve bu alfabeleri kullandılar. O zaman Sosyalist sistem “Halkların kültürlerini yaşatma ve geliştirme!” hayalini satıyordu henüz. 1940’lı yıllarda “millilik” de “halklar” gerçeği de bitti. “Halkların kardeşliği, birbirini daha iyi tanıma” sloganlarıyla Rusça araç olarak kullanılıp Ruslaştırma emperyalizmine geçildi. Rusça ve Kiril alfabesi tüm Sovyetler coğrafyasına hâkim kılındı. Bugün Türk Cumhuriyetlerinin Latin kökenli alfabelere dönüşünü 1930’lu yıllarda millî vasıfları ağır basan aydınların çabalarıyla gerçekleşen aslına dönüş hareketi olarak görmek gerekir. İster bilelim ister bilmeyelim, ister tarih boyunca birbirimizle savaşalım isterse barış içinde olalım bizim dışımızdaki dünyanın açıkça bildiği ve birlik olmamızdan çekindiği bir gerçek var: BÜTÜN TÜRKLER KARDEŞTİR. Uygur, Kazak, Kırgız, Karakalpak, Türkmen, Azerbaycan Türk’ü, Tuva, Hakas, Altay, Saha, Sibirya Tatarları, Çuvaş, Tatar, Başkurt, Nogay, Karaim, Karaçay, Malkar, Gagavuz, Türkiye Türk’ü, Suriye ve Irak Türkmenleri, Balkanlardaki, Avrupa’daki, dünyanın her yerindeki Türkler hepsi Türk Atanın çocuklarıdır ve kardeştirler. Kardeşlerin birlik olması gerekir. Birlikten kuvvet doğar. Refah, mutluluk, iş birliği, kardeşlik doğar. Birlik olmanın en önemli araçlarından biri de dillerimizi birbirine yaklaştırmaktır. Bunun için en önemli araç ortak alfabe kullanmaktır. Ruslar birlik için Rus olmayanlar da dahil bütün Sovyetleri Kiril alfabesinde ve Rusçada birleştirmedi mi? Biz de Türkçede birleşeceğiz. Burada “Türkçeyi kökleri Göktürklere dayanan bütün Türklerin konuştuğu dil anlamında kullanıyorum. Kırgızistan’ın sınırdaşı kardeş ülkeler Latin kökenli alfabelere geçtiğine, geçme kararı aldığına göre mesele Kırgızistan’da da tartışmaya açılmalıdır. Kırgızistan’ın Latin kökenli alfabeye geçiş süreci son derece kolay olacaktır. Geçme kararlığında olan yöneticiler ve maddi kaynak yeterlidir. Özbekistan, Kazakistan ve Türkmenistan örneklerinde olduğu gibi uzun süreli tartışmalara, harflerin nasıl olacağına dair uzun uzun düşünmeye gerek yoktur. Latin alfabesi ile 75 bin madde başı olan Kırgızca-Türkçe Sözlük yazdık. Kırgızca için “ğ” harfine ihtiyaç yoktur. ğ yerine ŋ (nazal n!) harfini koyunca 29 harfli, Kırgızca’nın bütün seslerini mükemmele yakın şekilde karşılayan bir alfabe hazırdır. Üstelik de bu alfabe basılı bir sözlükte uygulanmış, bu uygulamaya 3 yıl içinde hemen hiç itiraz gelmemiştir. Kırgızistan’ın Latin alfabesine geçmesi, bu yolda çabalarından dolayı 1930’lu yıllarda şehit edilen Kasım Tınıstanov ve arkadaşlarının ruhlarını da şad edecektir. Biz Türkler 10 bin yıl önce de ortak yazıyla yazıyorduk. O zaman taşa, kayaya resim çizmekti yazımız. Birlik olmak alın yazımız. GELECEK TURANDIR.TURAN GELECEKTİR.

Prof. Dr. Ekrem Barak Arıkoğlı

Abdullah Cinkara

Share
Published by
Abdullah Cinkara

Recent Posts

Türk Yılı 1928

Türk Yurdu'ndan sonra Türk Ocağının en önemli neşriyatı olan "Türk Yılı 1928" 1928'de İstanbul'da Yeni…

1 yıl ago

Kaşgar Tarihi : Bais-ı Hayret Ahval-i Garibesi

Metin eski harfli Türkçedir. Nadir eserdir. Anahtar kelimeler: Kaşgar, Doğu Türkistan, Şarki Türkistan, Nadir Eserler, Çin,…

1 yıl ago

Amerika’nın Rüyası

Akif bunalınca isyan seviyesine varmış; “Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı? Mahşerde mi…

2 yıl ago

Yeni Kitap: Asya’da Kılık Değiştirerek Yolculuk

Asya’da Kılık Değiştirerek Yolculuk Bir İngiliz Subayının Anadolu, İran ve Hindistan Hatıraları Asya’da Kılık Değiştirerek…

3 yıl ago

Türk Mitolojisinde Alageyik

Türk, Altay ve Moğol mitolojilerinde Kutsal Geyik. Değişik Türk lehçe ve şivelerinde Alageyik (Alakeyik, Alakiyik)…

3 yıl ago

Doç. Dr. İlham Tohti ve Nobel Barış Ödülü

8 Ocak pazartesi 2024, Uygurlar ile Çinliler arasındaki ayrılıkların ancak barış yoluyla çözülmesi gerektiğini savunmasına…

3 yıl ago