Karabağ’da Türk hava araçlarının desteğiyle Azerbaycan ordusunun yazdığı kahramanlıkları büyük bir gururla seyrediyorduk. İnsani olmasa da 30 yıllık acımız o kadar derindi ki Ermeni ordu unsurlarının atari oyununa benzer şekilde atılan mühimmatlarla havalara uçuşması keyif vericiydi! Atatürk’ün “istikbal göklerdedir.” sözünü iyi anlamış zeki bir Türk mühendisi Selçuk Bayraktar liderliğindeki ekibin savunma sanayimizi dünyaya parmak ısırtacak hangi seviyeye taşıdıklarını canlı canlı izledik. Her şey çok keyifli, gurur verici şekilde ilerliyordu ki…Bir sabah barışa uyandık. Sürpriz oldu. Rusların çağdaş çarı Putin meseleye el koymuştu. Dünyada olayı bu kadar kesin biçimde etkileyecek başka bir kişi ve güç de yoktu zaten. Azerbaycan ordusunun Ermeni varlığını ve tehdidini uzun süre kendine gelemeyecek şekilde yok etmesine ramak kalmışken Putin “o kadar da değil!” dedi. Putin, Azerbaycan ordusunun Ermeni ordusunu perişan etmesini önce seyretti. Son zamanlarda Batıya, özellikle Fransa’ya yönelen ve kendilerine bağlılıklarında şüpheye düştükleri Ermeni siyasetçilere esaslı bir ders vermek istiyordu. Bu Ermeniler açısından gurur kırıcı bir ders oldu. Azerbaycan açısından ise kendine güven, savaş meydanında cesurca savaşarak düşmanı alt edebilme kabiliyetinin varlığını keşfetme fırsatı oldu. Zafer Azerbaycan askerinin kahramanlığı ile kazanıldı. Aşk olsun onlara. Şehitlere selam olsun. Vatan için, millet için cephede düşmanla savaşırken şehit olmak ölümlerin en güzeli. Bu harekatın başarasında en büyük paylardan biri de Aliyev’e harekatın başından itibaren tereddütsüz ve kesin bir şekilde destek olan Cumhurbaşkanımız ve onun ekibinden Dış İşleri ve Savunma Bakanlarımıza aittir. Türkiye “her türlü destek” sözünü her dakika tekrarlayarak, gerekirse askeri güç de verebileceğini çok açıkça, dünyanın duyacağı şekilde ilan etti. Türk halkı da en azından Azerbaycan halkı kadar mutluluk duydu bu başarıdan. “Bir millet iki devlet” sözü hakkıyla fiiliyata döküldü bu savaşta. Aliyev’in “Paşinyaaan”’ vurgulu aşağılayıcı konuşmaları bana tehdit etmekten ziyade komik geldi. Yumruğunu sıkışı da bir şehirlinin sıkışına benziyordu. Ordu çok iyi ilerlerken “çekileceğiz deyin, savaş bitsin!” demesi gücüme gitti. Devlet adamı olsam belki ben de öyle demeliydim. Aliyev Türk usulü liderlikle ölünceye kadar “President Cenapları” olarak kalır herhalde. Azerbaycan var olsun! Turan ülküsünün fitili ateşlendi bu savaşla. Karabağ’ın sadece Karabağ olmadığı, Türk’ün tarih sahnesine yeniden dönüş ışıklarının parıldadığı günlerin başladığı hissedildi bu zaferle. Parlayan ışık Güney Azerbaycan’ı aydınlatacaktır ilk etapta. Turan bütünlüğü Tebriz koridorundan sağlanacaktır. Ermeniler en az 10 asır Türklerle barış içinde mutlu olarak yaşadılar. Bugün de İstanbul’da mutlu ve varlıklı yaşıyorlar, Ermenistan’dakiler aç. Emperyalistlerin oyununa gelip Türk’e isyan ettiklerinden beri mutsuzlar. Mutlu olmalarının tek yolu bizimle barış içinde olmalarıdır. Amerika’nın, Rusya’nın, Avrupalıların ancak kuklası olurlar. Bizim saygın vatandaşlarımız. Bizimle barışmalılar, biz de onları buna ikna etmeliyiz. Ermeniler de ulu Turan ülkesine bağlı, Türklerle barış içinde yaşamalı. Gelecekte bu olacak.İran nüfusça daha fazla olan Türklerin yönetiminde olmalı. İlerde Amerikalıların İran’ı karıştırma planları karşısında dikkatli olmalıyız. Bizim için gerekli olan İran’da iç savaş olması değil, 1928 yılına kadar olduğu gibi İran’ın bir Türk devleti olmasıdır. Osmanlı zamanından farklı olarak savaştığımız değil, mezhep kaygılarını bir yana bıraktığımız, Turan’ın parçası bir Türk ülkesi.Haydi kabul edelim. Son beş asırdır Ruslarla yaptığımız savaşlardan kârlı çıkmadık. Sovyetlerin dağılmasıyla Rusların yıldızı sönmeye, Turan yıldızı parlamaya başladı. Bu geri döndürülemez bir sönüş ve bir parıldamadır. Putın de bir fanidir. En geç 2050 yılında dünyaya hükmeden güç Turan Birliği olacaktır. Ruslarla şu anda çatışmak için bir sebebimiz yoktur. Dolayısıyla Karabağ’a 2 bin Rus askerinin gelmesi moralimizi bozmasın. Belirleyici olan demografik (nüfus) yapıdır. 30 yıl sonra Rusların nüfusu 100 milyonun altına düşecek, Turan illeri 500 milyon olacak. Kafkaslar hiçbir zaman bir milletin yurdu olmadı tarih boyunca. Rusların da olmayacak. Her milletten insan varlığı ve dünyanın en görkemli, en geçilmez dağlarıyla gelip geçeni yutacak. Yükseklerinde Kafkas Kartalları her zaman bulunacak. Bu saatten sonra en önemli şey Azerbaycanlı kardeşlerimizin şehitlerinin kanlarıyla geri aldıkları topraklarını yeniden vatan etmeleridir. Bunun için imara ve nüfusun yeniden bu bölgelere taşınmasına ihtiyaç vardır. Buralardaki zengin topraklar işlenmeli, madenler işletilmeli. Vatanı Karabağ olanların dönmesi için imkânlar hazırlanmalı.
Bir arkadaşım “hocam Azerbaycanlılarla bu kadar yakınız da Kazak Kırgızlarla niçin bu kadar yakın değiliz?” diye soruyor.Türklerin milattan öncesinden beri boyları var. En çok da iktidar kavgası için bu boylar birbirlerini üzmüş. Bu boyların en önemli üçü Oğuzlar, Kıpçaklar ve Karluklar. Biz Türkiye Türkleri, Azebaycanlılar, Türkmenler ve Gaguzlar Oğuz boyundanız. Coğrafi olarak da birbirimize yakınız. Dillerimiz de birbirine çok yakın. Yakın akraba olduğumuz için Azerbaycanlılarla daha yakın olmamız tabiat kanunu gereğidir. Kıpçak boyundan olan Kazaklar ve Kırgızlar da bizim gibi birbirlerine yakın. Karluk boyundan olan Özbek ve Uygurlar da birbirlerine daha yakın. Ama unutmayalım ki bunların hepsi İskitlerin, Hunların, Göktürklerin, Karahanlıların torunları. Kimi yakın akraba kimi uzak akraba ama hepsi Ulu Türk Ata’nın torunları. Hepsi kardeş, gözden ırak olan gönülden de biraz uzaklaşır gibi olmuş. Ama tanışıyoruz, bilişiyoruz, kavuşuyoruz yeniden. “Dilde, fikirde, işte” birlik oldukça kardeşlik hukukumuz güçleniyor. Güçlenecek.Gelecek Turandır. Turan gelecektir…
Prof. Dr. Ekrem Barak Arıkoğlu