Anasayfa / Tarih Bilimleri / Terimler / Vakıf Deyimleri ve Terimleri

Vakıf Deyimleri ve Terimleri

Vakıf Deyimleri ve Terimleri

Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü – A

Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü

ÂBÂ – ECDÂD: âbâ eb’in, ecdâd cedd’in çoğuludur. Eb, baba, ced, büyükbaba demektir. Neseb ve veraset gibi hususlar bakımından “baba” ve “büyükbaba/dede” hukukta bazı meselelerde bahis konusu olur. Neseb, ortak bir asıldan ve müteakiben birbirinden husule gelen şahıslar arasındaki birleşme ve bağlantıdan ibarettir ki biri tûlen, diğeri arzen olmak üzere iki kısma ayrılır. Tûlen nesep baba, oğul, torun gibi asıl ...

Devamını Oku »

Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü – B

Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü

ATIN: Lugatta karn ve kabileden küçük olan oba gibi manalara gelir. Örfen nesebde derece manasında kullanılır. Mesela, vâkıf vakfının gelirini batnen ba’de batnin evlad ve evlad-ı evladına şart etse derecede önce olan batın vâkıfın çocukları ve ikinci batın, çocuklarının çocukları ve üçüncü batın, çocuklarının çocuklarının çocuklarıdır. BATNEN BA’DE BATNİN: Nesilde derece derece demektir ki tertibe delâlet eder. Binaenaleyh batnen ba’de ...

Devamını Oku »

Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü – C – Ç

Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü

C CÂBİ-İ VAKF: Vakfın gelirini toplayan tahsildâr demektir. Vakfın büyüklüğüne göre vakıflara bir veya birkaç tahsildar tayin olunur. Bunlar vakıfların gelir ve vâridatını toplarlar. 2762 sayılı Vakıflar Kanununun 22. maddesi câbilik hizmetini kaldırmış ancak, büyük vakıflarda Genel Müdürlüğün izni ile katip ve tahsildâr kullanılmasına müsaade etmiştir. CÂMEKİYYE: Vakfın gelirinden hizmet ve vazife sahiplerıne verilen aylık, bahşis, atiyye demektir. Bir bakımdan ...

Devamını Oku »

Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü – D

Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü

DÂNİK: Bir dirhemin altıda biridir. Çoğulu devâniktir. DÂRU’L-ACEZE: Acizler yurdu anlamındadır. Âciz ve çalışıp kazanmak kudretinde olmayan kimsesiz, ihtiyar, hasta ve malülleri barındırıp besleyen hayır müesseselerine denir. DÂRU’L-AKÂKİR: Akâkir, akkârın çoğuludur. Akkâr, devada kullanılan nebata veya nebatın köküne denir. Dâru’l-akâkir ilaçlarda kullanılan nebat ve köklerinin korunduğu yerdir. DÂRU’L-HADÎS : Hadîs okutulan medreselerdir. Hususiyle Sivas’ta ve Sultan Süleyman Külliyesinde tesis olunan ...

Devamını Oku »

Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü – E

Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü

EBEVEYN: ebin ikilidir. Tağlib suretiyle ana ve baba demektir. “Li-ebeveyn kardeş” denir ki ana ve babaları bir kardeş demektir.Tağlib, bir münasebetten dolayı bir lafzı diğer bir manaya şâmil surette kullanmaktır. İşte burada evvelen eb asıl olmak münasebetiyle mecazen anaya da teşmil olunarak ikil sigayla ana ve baba ifade olunmuştur. EBNÂİYYE VAKIF : Vakfın tevliyet veya geliri “ebnâ ve ebnâ-i ebnâya” ...

Devamını Oku »

Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü – G

Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü

GABN: Alım satım gibi ivazlı muamelelerde, aldatmak manasınadır. GABN-I FAHİŞ: Gabn aldanmak demektir ki iki kısımdır. Biri gabn-i fahiş, diğeri gabn-i yesirdir. Gabn-i fahiş, urûzda yani kumaş ve metâ gibi mallarda onda birin yarısı, hayvanlarda onda bir, akarda beşte bir miktarı veya daha ziyade aldanmaktır. Urûz tartılan ve ölçülen mallara da şâmildir. Diğeri gabn-i yesirdir ki yukarıda gösterilen mikdardan az ...

Devamını Oku »

Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü – H

Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü

HABBÂZ: “Hubz” maddesindendir. Arapça hubz, ekmek; habbâz, ekmekci manasınadır. İmaret, hastahane gibi vakıflarda geçen bu tabir müessesenin ekmeğini pişirip hazırlayan demektir. HÂCEGÂN: Devlet dairelerinde yazı işlerinin başında ve defterdarlık ve nişancılık vazifelerinde bulunanlardır. Divan-ı Hümayun katiplerine (hâcegân-ı divân-ı hümâyûn) denirdi. Hâcegân tabiri Osmanlılardan evvelki bazı İslam Devletlerinde de kullanılan bir tabirdir. HADEME-İ HAYRAT: Hayır müesseselerinde vazifesi olanlardır. HADEME-İ MERDÂ: Hastalara ...

Devamını Oku »

Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü – I – İ

Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü

İ İBARE-İ VAKIFTA (ALÂ FERÎZATİ’Ş-ŞER’İYYE) İBARESİ: “Alâ ferîzatiş-şer’iyye” terkibi örfen “erkek evlada iki, kız evlada bir hisse” verilmesi mefhumunda kullanılır. Her noktada şer’î miras hükümlerinin tatbik olunması kasdolunmaz. Bu ibareyi muhtevi olan bir vakıfta meşrutünleh bir erkek ve bir kız evladı olsa gelir oğula iki ve kıza bir verilmek suretiyle tevzi olunur. Fakat sonradan vakfın menfaati evladın gayrisine mesela ana ...

Devamını Oku »

Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü – F

Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü

FAKİH: Fıkıh ilmine hakkıyla vâkıf ve şer’î hükümleri istihraca muktedir olan kimsedir. Leh ve aleyhe olan hükümleri bilmek meleke ve kabiliyetini haiz olan zattır ki buna müctehid denir. Çoğulu fukahâdır. Ancak feri’ler baba ve dedelerinin ve büyükler feri’lerinin ve zevce kocasının zenginlikleri ile zengin sayılırlar. Çünkü bunların nafakaları asıl veya feri’lerine ve karının nafakası kocasına aittir. Binaenaleyh fakire meşrut vakıflarda ...

Devamını Oku »

Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü – K

Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü

KÂ’BE: Mekke-i Mükerremede kâin mukaddes binâdır ki Hazret-i Ibrâhim ve İsmâil Aleyhis-selam tarafından bina olunmuştur. Müslümanların kıble mahallidir. KABRİSTAN: Cenaze defin edilmek için tefrik ve tahsis olunan yerdir. Tahsis sûreti itibariyle kabristanlar bazı kısımlara ayrılır.Bir kısmı köy ve kasabaların ilk te’sisinde devletce kabristan olmak üzere devletin tasarruf ve hükümranlığı altında olan yerlerden tefrîk ve tahsis olunan yerler ve bir kısmı ...

Devamını Oku »