II. Dünya Savaşı başladığında elbette Sovyetlerle Türkiye arasında temaslar başlar. Türkiye, her iki devlete Balkanlar ve Akdeniz üzerinden İngiltere ve Fransa dışında herhangi bir devletten saldırı gelmesi hâlinde iş birliğine gitmeyi teklif eder. Bu teklif üzerine Sovyet yetkililer İngiltere ve Fransa ile anlaşan Türkiye’nin kendilerini Almanya ve İtalya ile karşı karşıya getirmek istediğini düşünürler. Neticede taraflar arasında yeni bir ...
Devamını Oku »Efsanelerin istanbul’u, Fetih ve Fatih
Efsaneler, insanın kendisiyle, ailesiyle, toplumla, din ve Allah’la ilgili olan düşüncelerinin oluşup sistemleşmesinde önemli rol oynarlar. Halk, efsanelerden güç alır. Günlük olaylardan toplumun tamamını derinden etkileyen tarihi hadiselere kadar efsaneler hayatın içindedir. Yeri gelince bir efsane, okul dışı eğitimde önemli bir “örnekleme aracı” olarak kullanılır. Allah’ın varlığı ve birliği hususunda şek ve şüphenin yerinin olmadığı anlatılırken hemen Allaha isyan eden ...
Devamını Oku »E-Kitap Ermeni Tabusu – Yves Ternon
Türkiye kamuoyu Ermeni sorununa ilişkin ancak tek taraflı, resmi bir bilgilendirmeye sahip. 1915 yılında ne oldu sorusuna verilen yanıt ise; “soykırım olmadı” , “karşılıklı çatışmaydı”, “savaş hali vardı” , “önce onlar saldırdı” biçiminde yani olayların inkarından çok nitelik ve niceliğini tartışmaktan ibaret. Peki , karşı tarafın tezleri ne? Bu, Türkiye kamuoyunca hiçbir zaman ayrıntılı biçimde öğrenilemedi.(Arka Kapak) Buradan İndiriniz..
Devamını Oku »23 Nisan Çocuk Bayramı’nın Ortaya Çıkışı ve 1922-1929 Yılları Arasında 23 Nisan Kutlamaları
23 Nisan 1920’de Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Ankara’da açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi Türk halkının kendi iradesiyle yeni bir devlet kurduğunun ilanıydı. TBMM 23 Nisan 1921’de aldığı kararla yeni Türk devletinin ilk bayramı olarak 23 Nisan gününü “Milli Bayram” kabul etmiştir.[1] Hâkimiyet-i Milliye Bayramı olarak kutlanmaya başlanan 23 Nisan gününün ilk defa çocuklarla anılmaya başlanması ise Himaye-i Etfal Cemiyetinin Milli ...
Devamını Oku »Yazıt Bilimci Kimdir?
Eski Türk boy ve topluluklarına ait (Kök) Türk harfli yazıtların önemli bir kısmı bugün Asya Kıtası’nın farklı bölgelerinde bulunmaktadır. Önceleri bilim dünyasında yalnızca Türk kağan ve kumandanlarına ait bazı yazıtlar (Köl Tigin Yazıtı, Bilge Kağan Yazıtı, Bilge Tonyukuk Yazıtları; genel adıyla Yenisey Yazıtları ve Talas Yazıtları) bilinirken bugün gelinen noktada (Kök) Türk harfli yazıtların sayısı yüzlerle ifade edilir duruma gelmiştir. ...
Devamını Oku »Türk Kültüründe Kurdun Kutsiyetinin Şaman Mitlerindeki Yeri
Dede Korkut Hikâyeleri”nde kurt kültü olması, kurt yüzünün mübarek olması İslami bir motif değil, Şamanizm inancına ait motiftir; İslamiyet hiçbir hayvanı kutsamaz, totem ve ongunları caiz görmez. Kurdun kutsallığı ve kurt kültü Şamanizm dairesinde teşekkül etmiş, İslam dairesine giren Türk şubelerince bu özellik kabul ettikleri yeni dine uygun olarak yeniden yorumlanmış ve “Dede Korkut Hikâyeleri”ne kurdun bu vasfı taşınmıştır. Yakutlarda ...
Devamını Oku »Türkmenistan’da Dede Korkut Araştırmaları
TÜRKMENİSTAN’DA DEDE KORKUT ARAŞTIRMALARI: DÖNEMLER, İSİMLER VE EĞİLİMLER Türkmenistan’da Dede Korkut’la ilgili ilk ve kayda değer çalışmalar, Sovyetler Birliği Dönemi’nde başlar. Ancak bu dönemde araştırmaların inişli çıkışlı bir seyir izlediği görülür. Sovyet yönetimi bazen Dede Korkut araştırmalarını serbest bırakırken bazı dönemlerde ise yasaklama yoluna gitmiştir. Bu yüzden Türkmenistan’da “Dede Korkut Kitabı”yla ilgili önemli çalışmalar, 1980’lerden sonra yayımlanabilmiştir. 1990’larda ise Türkmenistan’da ...
Devamını Oku »Türk Destanlarında Kahramanın Olağanüstü Doğumu
Türk dünyasındaki destanlarda coğrafi farklılıklara rağmen meydana gelen ortak paydalar, destan kahramanlarının “birey” olarak değil, “toplumu temsil eden bir kahraman” olarak ortaya çıkmasından kaynaklanmaktadır. Oğuz Kağan ile başlayıp Dede Korkut ile devam eden Batı Türkleri yani Oğuzların ortak alp tipini birçok destanda görmekteyiz. Her ne kadar Dede Korkut’ta yer alan hikâyeler, Müslüman Türk toplumunu anlatsa da Türklerin İslamlaşmadan önceki yaşantılarının ...
Devamını Oku »Afganistan’da Türkçe Basının İlk Temsilcisi: Yulduz Gazetesi
Bugünkü Afganistan coğrafyasının en eski halklarından birisini Türkler teşkil etmektedirler. 1747 yılında bugünkü Afganistan kurulmaya başlanmıştır. Bu tarihten itibaren burada yaşayan Türkler, kendi dil ve edebiyatlarını korumada devlet erkinden faydalanamamışlardır. Aksine hâkim devlet erki, türlü baskılar ve engellemeler yapmıştır. 1960’lı yıllardan itibaren Türkler arasında artan bireysel ve toplumsal itirazlar, mevcut ortamın da kısmen uygun hâle gelmesiyle, semereler vermeye başlamıştır. Bu ...
Devamını Oku »E-Kitap- FOSSATİ’NİN AYASOFYA ALBÜMÜ – LONDRA 1852
Ayasofya’nın dış mekanında imparatorluğun her yerinden gelen mermerlerle oluşturulmuş duvarları imparatorluğun gücünü yansıtır. Mermer duvarlardan arta kalan bölümde ise dönemin imparatorlarının, eşlerinin, çocuklarının bulunduğu; altın, gümüş gibi malzemelerden yapılan mozaikler büyük önem taşımaktadır. Mozaiklerin günümüze ulaşmasında şüphesiz en önemli aşama Gaspare Trajano Fossati’nin gerçekleştirdiği restorasyondur. Sultan Abdülmecid zamanında gerçekleştirilen restorasyonda Fossati, duvarlardaki mermer kaplamaları temizletip cilalatmıştır. Tonozlar ve kemerler arasında ...
Devamını Oku »