Türk Destanlarında Kahramanın Olağanüstü Doğumu
Türk dünyasındaki destanlarda coğrafi farklılıklara rağmen meydana gelen ortak paydalar, destan kahramanlarının “birey” olarak değil, “toplumu temsil eden bir kahraman” olarak ortaya çıkmasından kaynaklanmaktadır. Oğuz Kağan ile başlayıp Dede Korkut ile devam eden Batı Türkleri yani Oğuzların ortak alp tipini birçok destanda görmekteyiz. Her ne kadar Dede Korkut’ta yer alan hikâyeler, Müslüman Türk toplumunu anlatsa da Türklerin İslamlaşmadan önceki yaşantılarının birçok özelliğini üzerinde barındırmaktadır. Araştırmacıların Türk destanlarının Batı kaynaklı destanlardan ayrılan yönü olarak işaret ettiği destan kahramanlarının olağanüstü doğumları bazı Altay, Hakas, Özbek, Kırgız, Kazak, Tıva destanlarında da kendini göstermektedir. Bu sebepten Türk dünyasını Türkiye ile sınırlamadan bu coğrafyalardaki Türk destanlarının bazılarını inceleyerek kahramanın doğumundaki olağanüstülüklere değineceğiz. Bu olağanüstülükler daha çok, çocuksuz bir anne-babanın çok ileri bir yaşta dua ile, rüyada görülen derviş ile veya dervişin verdiği bir şey ile (çoğunlukla elma) çocuk sahibi olması; kahramanın mezar, mağara gibi kapalı bir alanda doğması ve peri, gün ışığı, kurt gibi çeşitli mitik unsurlarla dünyaya gelmesi etrafında toplanmaktadır.
Makale Yazarı: Asiye Figen KALKAN