1 Kasım 1922 tarihli oturumda ise Rıza Nur Bey’in teklifindeki altıncı madde;-hilafetin Osmanlı hanedanına ait olup, Türkiye Devletinin de hilafet makamının dayanağı olduğunu, Halifeliğe TBMM tarafından bu hanedanın ilim ve ahlak bakımından en iyi yetişmiş olanının seçileceği- şeklinde düzeltildi. Bu teklife büyük ölçüde benzeyen, ancak hilafeti babadan oğul’a geçmek üzere Osmanlı hanedanına bırakan Hüseyin Avni Bey’in “tadil name” teklifi de ...
Devamını Oku »Türkiye’nin Dış Borçlarının Analizi (1980–2012)
Gelişmekte olan ülkeler kalkınmaları için gerekli olan kaynakları toplamada sorunlar yaşamaktadır. Bu kaynakları toplamada eğer ülke içi kuruluşlara başvurulacaksa bankalar, varlıklı kişiler veya finansal kuruluşlardan borçlanılmaktadır. Ancak, devletin gereksinim duyduğu gelir ve tasarruf ihtiyacının iç kaynaklardan karşılanamaması veya iç kaynaklardan borçlanılması halinde bazı ekonomik dengesizliklerin ortaya çıkabilecek olması nedeniyle, dış borçlanma yoluna gidilmesi zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Bu ülkelerde üretim ve ...
Devamını Oku »Kırgızca’da Yaşayan Bazı Eski Türkçe Sözcükler
Bu çalışmada, tarihinde büyük hareketlilik yaşayan ve dil tasniflerinde, araştırıcılarca farklı gruplarda değerlendirilen Kırgızca’da yaşayan, bazı arkaik kelimeler tespit edilmiş ve bunlar eş değerlik açısından incelenmiştir. Kırgız Türklerinin Tarihi Çin kaynaklarında adları Kien-kun, K’i-ku, Kie-kou, Kök Türkçe yazılı metinlerde Kırgız, Tibetçe yazılı metinlerde Gir-kis olarak geçen Kırgız adının kökeni konusunda farklı görüşler mevcuttur. Köktürk yazıtlarında anılan Türk boyları arasında ...
Devamını Oku »Nazi Basınında Atatürk
Nazi Basını Völkıscher Beobachter’de Atatürk (1935–1938) Atatürk hakkında Türkiye’de çok sayıda kitap ve makale olmasına rağmen, “Alman Basınında Atatürk” konusunda sadece iki kitap mevcuttur. Üstelik Nazi basınında Atatürk ile ilgili herhangi bir inceleme bulunmamaktadır. Oysaki 1933– 1945 yılları arasında Almanya’da iktidarda bulunan Hitler ve partisinin Atatürk hakkında neler söylediği ve düşündüğü günümüz Türkiye’sinde hala merak konusudur. Bu merakı giderebilmek için ...
Devamını Oku »E-Kitap-Mimar Sinan’ın İstanbul’u – Çekül Vakfı
Mimar Sinan’ın İstanbul’u“ kitabı bu çalışmaların son ürünüdür. Yüzyılı aşan ömründe beş Osmanlı Sultanı gören, elli yıl mimarbaşı olarak çalışan Sinan’ın tespit edilebilen dört yüz elli civarında eseri vardır. Farklı coğrafyaların farklı şehirlerindeki bu şaheserler, Osmanlı’nın mührü olmuş, bu eserlerin yarısından fazlasıyla süslenen İstanbul ise Mimar Sinan’ın İstanbul’u olarak tanımlanmıştır. “Mimar Sinan’ın İstanbul’u” adlı kitabımızda İstanbul’a inşa edilen iki yüzden ...
Devamını Oku »Mehmet Akif Ersoy ve İttihat ve Terakki ile İlişkileri
“Muhterem Müslümanlar, Aziz Çankırılılar, Allah’a hamd u senalar olsun. Aylardan beri Cuma namazını kılmak fırsatını Çankırı’da buldum. İstanbul ve civarında kılamadım. Çünkü o yörelerde kâfirlerin bayrağı dalgalanıyordu. O bayrağın altında kâfirin kölesi idik. Rabbü’l-âlemin Müslümanlara köleliği haram kılmıştır. Kölenin [Cuma] namazı kabul değildir. Hürriyetinizi kazanacak sonra cumaya koşacaksınız. Kâfirin bayrağı altında halifelik de kuru bir sözden ibarettir. Halifelik İslam bayrağı ...
Devamını Oku »Harezm Müzik Tarihçesi
Harezm Müziğinin Birinci Devri Birinci devirde amacımız, Harezm müziğinin en karanlık dönemlerini kapsayan bundan yaklaşık 500-600 yıl önceki durumunu açıklamaktır. Bu dönemde, Harezm müziğinin yükselişi ve çöküşünün tarihi açıkça belli olmasa bile, Harezm’deki mevcut bazı tarihî eserlerden anlaşılmaktadır. Harezm’in başkenti Köhne Ürgenç şehrinin en parlak dönemlerinde, yani Cengiz Han istilasından önce, burada yaşayan halkın çoğunluğu müziği kendileri için bir uğraş ...
Devamını Oku »Kurtuluş Savaşı Basınında Büyük Zafer
Büyük Zafer, Türk milletinin var olma savaşının son halkasıdır. İnönü savaşları ve Sakarya Savaşı sonrasında içte ve dışta siyasi zaferler kazanılmış, Yunan ordusunun ilerlemesi durdurulmuştu. Yunan ordusuna karşı, Batı Cephesindeki kuvvetlerimiz, başlıca iki ordu olarak örgütlenip, düzenlenmişti. Sakarya’dan sonra tasarlanan saldırı planının ana hedefi, düşmanı yok edecek bir meydan savaşı yapmaktı. Bunun için kuvvetlerimiz düşmanın büyük güçlerinin bulunduğu Afyonkarahisar ...
Devamını Oku »Tarihte Bugün Birleşik Donanma Çanakkale Deniz Harekâtında Ağır Hasar ile Geri Çekildi.18 Mart 1915
Zevat-ı kiramın ,üzerimize top tüfek ile gelip namus-u vatanımıza kast eden Akif’in ”Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ” dediği milletleri anıp,Alman silah arkadaşlarımızı anmadan bir zafer kutlamak samimiyetsiz ve vefasızca olur… Şöyle ki; Deniz zaferi sırasında ”Uzlaşma devletlerinin 18 Mart 1915’te Boğaz’ı geçmek için savaşa dâhil ettiği 12 büyük zırhlı geminin bir kısmı, Osmanlı bataryalarının ise hepsi isabet ...
Devamını Oku »İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Türkçülük Politikası
Osmanlı Devletinde 19.yüzyılın ortalarında Tanzimat’la başlayan reform süreci içinde öncelikli sorunlarından birisi de geleneksel ‘millet sisteminin’ çözülmeye başlamasıyla birlikte ortaya çıkan toplumsal eşitliğin sağlanması problemi olmuştur.[1] Tanzimat’ı takıp eden yıllarda toplumsal eşitsizlik tartışmaları ve ayrışma tehlikesine karşı devleti yönetenler yeni bir millet oluşturma çabası olarak da nitelendirebileceğimiz Osmanlılık ya da Osmanlıcılık olarak adlandırılan bir kavram geliştirildi.[2] 1856 Islahat Fermanına dayanan ...
Devamını Oku »