Batıya Doğru Akan Nehir 15. Bölüm – Osmanlı Barışı

Osmanlı Devleti, altın çağlarında, hem karada hem de denizde yenilmezdi, ticaret ve kültür alanında örnek devlet kabul edilirdi. Her inanç ve etnik kökenden insanı bir araya getirirdi.

Devamını Oku »

Batıya Doğru Akan Nehir 16. Bölüm – Osmanlılar ve Batı

Rönesans, Aydınlanma ve Sanayi Devrimi ile güçlenen Avrupa’nın sömürgeci eğilimleri ile, büyük bir durgunluk içine giren ve dağılmaya yüz tutan Osmanlı Devleti’nin amansız boğuşmasını anlatan belgesel program.

Devamını Oku »

Batıya Doğru Akan Nehir 17. Bölüm – Değişimler Yüzyılı

Yirminci yüzyılda, medeniyetlerin doğuş yeri Orta Doğu’daki parçalanmayı, değişimi ve gelişimi takip edeceğiz. Türkiye’nin var oluş mücadelesini, sosyal, ekonomik ve politik açıdan canlanarak uluslararası alanda yeniden rol alma çabasını anlatan belgesel program.

Devamını Oku »

Batıya Doğru Akan Nehir 18. Bölüm – Medeniyetimizin Bugünü

Bu belgeselde en eski zamanlardan başlayarak medeniyetin öyküsünü takip ettik. Orta Doğu’nun bu destansı hikâyeyi nasıl şekillendirdiğini, medeniyetin günümüze kadar durmaksızın akmakta olan bir nehre benzediğini gördük.

Devamını Oku »

Batıya Doğru Akan Nehir 19. Bölüm – Medeniyetlerin Geleceği

Bu bölümde geleceği ele alacağız. Medeniyeti bekleyen açmazlar neler? Kültürel mi, politik mi yoksa ekonomik mi? Bu sorularla nasıl baş edebiliriz? Medeniyetler arasında bir köprü misyonu gören Türkiye’nin gelecekteki rolü ne olacak. Bu bölümde işte bunları tartışacağız.

Devamını Oku »

Batıya Doğru Akan Nehir 20. Bölüm – Medeniyetler Nehri Akmaya Devam Ediyor

Medeniyetin, insanoğlunun ortaya koyduğu her türlü etkinlikleri, bilim, teknik, sanat, estetik güzellikleri sinesinde barındırdığını anlatan belgesel program.

Devamını Oku »

Batıya Doğru Akan Nehir – İki Nehir Arasında (Bölüm 1)

Dicle Fırat havzası, Nil Deltası ve İndus Vadisi gibi medeniyetlerin çıkış noktaları. İnsanların yerleşik hayata geçerek kentleri kurup, dini yapılar inşa etmesi ve yazının keşfiyle başlayan medeniyet yolculuğu.

Devamını Oku »

Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü – A

Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü

ÂBÂ – ECDÂD: âbâ eb’in, ecdâd cedd’in çoğuludur. Eb, baba, ced, büyükbaba demektir. Neseb ve veraset gibi hususlar bakımından “baba” ve “büyükbaba/dede” hukukta bazı meselelerde bahis konusu olur. Neseb, ortak bir asıldan ve müteakiben birbirinden husule gelen şahıslar arasındaki birleşme ve bağlantıdan ibarettir ki biri tûlen, diğeri arzen olmak üzere iki kısma ayrılır. Tûlen nesep baba, oğul, torun gibi asıl ...

Devamını Oku »

Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü – B

Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü

ATIN: Lugatta karn ve kabileden küçük olan oba gibi manalara gelir. Örfen nesebde derece manasında kullanılır. Mesela, vâkıf vakfının gelirini batnen ba’de batnin evlad ve evlad-ı evladına şart etse derecede önce olan batın vâkıfın çocukları ve ikinci batın, çocuklarının çocukları ve üçüncü batın, çocuklarının çocuklarının çocuklarıdır. BATNEN BA’DE BATNİN: Nesilde derece derece demektir ki tertibe delâlet eder. Binaenaleyh batnen ba’de ...

Devamını Oku »

Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü – C – Ç

Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü

C CÂBİ-İ VAKF: Vakfın gelirini toplayan tahsildâr demektir. Vakfın büyüklüğüne göre vakıflara bir veya birkaç tahsildar tayin olunur. Bunlar vakıfların gelir ve vâridatını toplarlar. 2762 sayılı Vakıflar Kanununun 22. maddesi câbilik hizmetini kaldırmış ancak, büyük vakıflarda Genel Müdürlüğün izni ile katip ve tahsildâr kullanılmasına müsaade etmiştir. CÂMEKİYYE: Vakfın gelirinden hizmet ve vazife sahiplerıne verilen aylık, bahşis, atiyye demektir. Bir bakımdan ...

Devamını Oku »