ÖRF: İyi adet manâsındadır. İşde de, sözde de kullanılır. Adet iyi ve kötü olabilir; fakat örf daima iyi olan iş ve sözdür. ÖRF-İ BELDE GEDİĞİ: Yerden bir nevi’ daimi intifa’ hakkıdır. Şöyle ki İzmir ve Manisa ve Bursa gibi şehir ve kasabalar dahilinde bazı mülk arsalar üzerinde bina yapmak ve ağaç dikmek ve bunların o yerde kalması mukabilinde arsa sahiplerine ...
Devamını Oku »Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü – P
PAFTOS GEDİĞİ: Şehir ve kasaba haricindeki bazı arziden diami surette intifa’ hakkıdır. Şöyle ki; İzmir ve Manisa ve Bursa gibi şehir ve kasabalar haricinde bazı arâzî üzerine bina yapmak ve ağaç ve bağ dikmek ve bunların lâ nihâye durması mukabilinde yer sahiplerine her sene muayyen bir ücret vermek üzere ihdâs olunan intifa’ hakkıdır. Bu haklar da tapuya kayd olunarak bina ...
Devamını Oku »Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü – R
RAVZA-İ MUTAHHARA: Ravza bahçe demektir. Çoğulunda riyâz denir. Ravza-i mutahhara Nebiyy-i zişân Efendimizin Medine-i Münevvere’deki Merkad-i Mübârekeleridir. REHN-İ KAVİ: Kıymeti borç mikdarı veya daha az olan ve medyunun temerrüdü halinde kıymeti borcu ifaya kâfi olan rehindir. İster menkul isterse gayr-i menkul olsun. RAKABE: Aslında boyun demektir. Bir şey’in zatına ve maddi vücuduna da rakabe denir. RAKABE ETMEK: Bir vakfın gallesini ...
Devamını Oku »Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü – S – Ş
S SADAKA: Sevap için ivazsız olarak fakirlere temlik olunan maldır. Hizmet mukabili olmayarak fukaraya verilen mallar da sadaka kabilindendir. İvazsız olarak zenginlere verilen mala hibe ve hediye denir. SADAKA-İ MEVKÛFE: Vakıf tasarrufu için kullanılan sarih lafızlardandır. Vakfettim, habs eyledim gibi.Sadaka-i mevkûfe kıldım da denebilir ve bu sözle de vakıf vücud bulur. SADAKA-İ MÜEBBEDE: Sadak-i mevkûfe gibi elfâz-ı vakıfdandır. SADRİ – ...
Devamını Oku »Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü – T
TABBÂH: Pişirmek manâsında olan tabh masdarındandır. Hastahâne, İmâret ve Tekye gibi müesseselerde yemek pişirip hazırlayana ıtlak olunur. TAHSÎSÂT: Tahsîsin çoğuludur. Tahsîs lûgatte bir şey’i yalnız bir husûsa hasr ve tâyin eylemek demektir. TAHSÎSÂT KABİLİNDEN VAKF: Arâzi-i emîrîyyeden iken irâsdi (Bak. İrsadî vakıf) bir şekilde vakf edilmiş olan yerlerdir ki üç kısımdır.1-) Rekabe ve tasarruf hakkı hazinede kalarak yalnız mîrî menfaâtleri ...
Devamını Oku »Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü – U – Ü
U UHT: Kız kardeş manasındadır. Çoğulu ehavâtdır ki kız kardeşler demektir. Baba ana bir kız kardeş olursa uht li-ebeveyn, baba bir olursa uht lieb, ana bir kız kardeş olursa uht li-üm kelimeleriyle ifade olunur. UKBÂ: İsimdir. Bir işe terettüb eden ceza demektir. Dünyadaki amellerin mükâfat ve mücâzât mahalleri olduğu için alem-i âhirete alem-i ukbâ, dâr-ı ukbâ denir. Ceza âlemi demektir. ...
Devamını Oku »Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü – V
VÂİZ: Cami ve mescidlerde hazır olan cemate islâmi mevzûular üzerinde izâhatla va’z-u nasihatte bulunan zattır. Va’iz cemiyette en lüzumlu bir vazifedir. Her müslimin okuyup dini hükümleri öğrenmesi farz ise de okutulmayanlar ve okumayanlar ve okuyanların da bilmedikleri olabilir. Dünya ve ahiret saâdeti ise bilgiye ve dînî hükümlere riâyete mütevakkıfdır. Vaiz İslâmiyetin hükümleri ile beraber zamâna göre nasıl hareket edilmesi lazım geldiğini ...
Devamını Oku »Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü – Y
YAYLA: Yazın çıkılıp otundan ve suyundan intifâ’ olunan arazidir. İki kısımdır. 1 – Defterhâne-i Âmire’de bir veya bir kaç kasaba ahalisine terk ve tahsis olunan yayladır ki, otundan suyundan ancak kendilerine mahsus olan mahaller ahalisi faydalanıp başkaları edemez. Yaylağın otundan ve suyundan faydalanan (intifa eden) ahaliden güçlerine göre yaylak resmi alınır. Bu gibi yaylaklar alınıp satılmaz ve tapu ile hiç ...
Devamını Oku »Vakıf Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü – Z
Zamm-ı mütevelli: icabında mütevelliye yardım etmek üzere hâkimin mütevelliye diğer bir kimseyi yardımcı olarak vermesidir. Zamm-ı mütevelli, büyük ve işi çok vakıflarda yapılır. Ayrıca atanan (bu yardımcı) mütevelli, asıl mütevellinin yardımcısı mesâbesindedir ki mütevellinin nezâreti altında bulunur. Bazı fukaha buna kayyim demektedir. Zâkirler: tekyelerde ayin esnâsında ilâhiyyat okuyanlardır. Kıymetli araştırmacı zeki pakal’ın tarih deyimleri ve terimleri adlı eserinde zâkir maddesinde bu hususa ...
Devamını Oku »Tarih Terimleri Sözlügü – A
Aforoz: Bir Hıristiyan’a Katolik kilisesi tarafından konulan yasak. Buna göre, aforoz edilen kimse, kilise faaliyetlerine katılamaz, Katolik mezarlığına gömülemez. Ayrıca diğer Katoliklerin bu kimse ile ilişki kurması da yasaktır. Ağnam: Koyun ve keçi cinsi hayvanlardan alınan vergi, ağnam resmi. Ampir: Hayvan ve insan suretlerinin sık kullanıldığı yapı üslubu. Türk ampir üslubunda insan ve hayvan kabartmaları yerine çiçek ve yaprak süslemeleri ...
Devamını Oku »