Anasayfa / Tarih Bilimleri / Terimler / Mitoloji Sözlüğü / Türk Mitoloji Sözlüğü C

Türk Mitoloji Sözlüğü C

A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y |

Cadı – Birçok dinde ve mitolojide kötü amaçlarla kullandığı doğaüstü güçleri olduğuna inanılan
kişi. Efsânelerden kaynaklanan yanılsama ile cadıların kadın olduğu inanışı yerleşmiştir. Popüler
kültürde siyah pelerinli, sivri başlıklı, süpürgesiyle uçan bir kadın olarak resmedilir.

Cadılık – Çeşitli tarihi, antropolojik, dinî ve mitolojik kaynaklarda, çeşitli doğaüstü veya sihirli,
büyülü oldukları iddia edilen yeteneklere verilen isimdir.

Cahın Han – Türk ve Altay mitolojisinde Ateş Tanrısı. Çahın Han da denir. Göğün altıncı katında
oturur. Tanrı Ülgen’i ikna ederek insanlara ateşin verilmesini o sağlamıştır.

Calın – Türk ve Altay halk inancında kutsal merasim. Yalın veya Çalın da denir. Özellikle Yer Ana
ve Yer İyesi için yapılan tören. Büyükçe bir ağacın altında gerçekleştirilir. Bu ağaç Uluğkayın’ı
temsil eder. Yere üç direk saplanıp tepeleri oyularak veya üzerlerine birer bardak koyularak
içlerine kımız doldurulur. Şaman alana gelerek ellerinde ağaç dalları tutan 39 kız ve 39 erkekle
birlikte kırınır (dans eder). Burada kırkıncı kişi kendisidir ve bu rakamın kutsallığı ile ilgili de bir
yaklaşım vardır. Yer anayı temsil eden üç direğin yanına vararak Calın alır. Orada gerçekleşen
kutsal irtibata Calın Almak denir. Şaman at gibi kişneyerek havaya atlamaya başlar. Törene
katılanlardan kadın olanlar da kahkaha atarak şamanın üzerine atlarlar. Erkekler ise kadınlar
zorla çekerek geri getirirler. Şaman aldığı Calın’ı orada bulunanlara fırlatır ve böylece yerden
aldığı kutsal bereket enerjisini insanlara aktarır. Daha sonra Calın’ı alana getirilmiş olan 39
hayvana da fırlatır. Calın bir çeşit enerji olarak varsayılır. Topraktan alınan ateşin gücünü içerir.
Nüfusun artması ve bereketin devamı amacıyla yapılan bu tören cinsel ihtirasları da içerir.
Kahkahalar bunun simgesel anlatımıdır. İnsanların terlemesi ve yanaklarının kıpkırmızı olması
cinsel yönünün başka bir dışavurumudur. Yalın (alev) sözcüğünün cinsellikle bağlantısı da
dikkate değerdir. Örneğin “ateşli kadın” tabiri bunun en anlaşılır göstergesidir. Yallı denilen
halay benzeri bir oyunlada bağlantılıdır. Yallı adı verilen halay türü ve ateş anlamıyla bağlantısı
açıktır.

Cargıl Hanım – Türk ve Altay mitolojisinde Haberci Tanrıçası. “Cargıl Udağan” olarak bahsedilir.
İnsanlara Tanrıların haberlerini getirir.

Cedey Han – Türk ve Altay mitolojisinde Bekçi Tanrı. Şedey (Şaday, Çaday) Han olarak da bilinir.
Altın Dağ’ın koruyucusudur. Yedi köpeği vardır. Köpekleriyle birlikte Altın Dağ’a giden yolu
korur. Başında takılı tolgası (miğferi) ile betimlenir. Kaya Kapısı adlı yer altı geçidinin başında
durmaktadır.1 Bu kapı büyük bir denizin ötesindedir. Zincirlerle bağlanmış yedi azgın köpeği Ak
Denizin ötesinde kıyamet gününü beklemektedir. Bazen yeryüzünde kötülüklere neden olduğu
söylenir. Şamanla Erlik Han arasında arabuluculuk yaptığı da söylenir.

Cembil Hanım – Türk mitolojisinde Dağ Tanrıçası. Çembil (Çenbil, Cenbil) olarak da söylenir.
Köroğlu destanındaki Çenlibel/Çamlıbel yer adıyla yakından ilgilidir. Köroğlu’nu koruyan bu Dağ
Tanrıçası zaman içerisinde bir yer adına dönüşmüştür. Azerilerin Koroğlu (Köroğlu) destanında
Çenlibel olarak geçen dağ Anadoluda Çamlıbel’e dönüşmüştür. Cembil bazen de Köroğlunun
annesinin adı olarak çıkar karşımıza doğrudan. Bir başka bakış açısıyla, ters mantık yürütülerek
onu var eden yerlere geçen zaman içerisinde kişilik verip annesi hâline getirilmesi olarak da ele
alınabilir. Daha sonra başı sıkıştığında bu dağlara sığınmıştır. Dağ, su ve ağaç gibi tüm kutlu
unsurlar burada toplanmıştır.

Cemre – İlkbahar başlangıcında yedişer gün arayla önce havada sonra su ve toprakta oluştuğu
sanılan sıcaklık artışı. Arapça olan sözcük kor durumunda ateş anlamına gelir. Mina Vadisi’nde
Arafattan gelen hacıların attıkları taşlarla oluşan yığınlara da “cemre” adı verilir. Türk
kültüründe Kor (Gor) veya Çoğ (Şoğ, Şok, Çok) olarak da bilinir.

Cıda – Türk kültüründe kutlu sayılan bir oyundur. At üzerinde koşturularak, ucu sivri değneklerin fırlatılmasıyla oynamır. Atsız olarak oynanan ve en uzak mesafeye ulaştırmak için atılan biçimi ise daha çok çağdaş sporlar arasında yer alır. Daha sonraları Arapça Cirit ve farklı bir oyunla karıştırılarak Farsça Çevgen/Çavgan sözcükleri ile karşılanmıştır. Aslında bu iki sözcüğün de aslında Türkçe olma ihtimali yüksektir. Çevgen veya Çavgan sözcüğü Çevmek/Çavmak/Çapmak fiilleri ile bağlantılıdır. Çünkü bu oyun Türklerden komşu kültürlere geçmiştir, dolayısıyla isimlerin, hele de Türkçe köklere uyumlu sözcüklerin başka bir dilden alınmış olması pek mantıklı görünmemektedir. Cirit Oyunu’nda iki takım bulunur. Bu takımlar geniş bir alanın iki ucunda karşılıklı olarak beşer, altışar veya yedişer kişi olarak dizilirler. Sağ ellerine atacakları
ilk ciriti, diğer ellerine de yedek ve kamçı alırlar. İki tarafın birinden bir atlı çıkıp, karşı dizinin
önüne yaklaşır. Karşı takım oyuncularından birine elindeki ciriti savurur, sonra geri döner. Karşı
tarafın oyuncusu onu takip eder ve elindeki ciriti geri dönüp kaçan atlıya fırlatır. Bu kez ilk
oyuncunun çıktığı sıradan diğer bir ciritçi onu karşılar. Bu kez diğeri yerini almak için geri
dönmeye çalışır. Cıda sözcüğü, Moğolca kökenlidir. Çit ve Çıta kelimeleri ile aynı kökten gelir.

Çevgen (Çavgan, Çevgan, Çäwgan) veya Çöven (Çöwen, Çöğen) – Tarihi milâttan öncesine
dayanan, Orta Asya Türkleri tarafından at üzerinde oynanan bir tür savaş oyunudur. Cirit ile
karıştırılır, aslında daha farklıdır. Oyun; geniş bir alanda, iki takım halinde ayrılmış atlıların,
ellerindeki ağaçtan sopalarla keçi derisinden yapılmış topu, karşı tarafın kalesine atmaları
esasına dayanmaktadır.Kaşgarlı Mahmutun Divan-ı Lügatı Türk’te de bahsettiği oyunun amacı
aynen ciritte olduğu gibi kişinin at üzerinde hareket kabiliyetlerini geliştirmesini sağlamak,
savaşa hazırlamaktır.

Cılka Han – Türk, Yakut ve Altay mitolojisinde Çocuk Tanrısı. Çocuk doğduğunda kaderini
belirler. Doğumu yapan kadını da korur. Çocuğu olamayan kadınlar tarafından ondan çocuk
dilenir.

Çınkıs Hanım – Türk ve Altay mitolojisinde çocuk tanrıçasıdır. Cılka Han’ın karısıdır. Adı sürekli
onunla birlikte anılır. Bebeklerin ve çocukların koruyuculuğunu yapar. Çınkı/Çıngı ateş, kıvılcım
demektir. Bu durumda ateşin koruyucu özelliğiyle bağdaştırılabilir. Çocukların da oyuncağı olan
Çıngırak ile ilginç bir kökensel ortaklık vardır. Ayrıca Cengiz ismi ile de ilgili görünmektedir. Bu
durumda Deniz ve Okyanus anlamları taşır.

Cin – Modern veya antik birçok din ve inanışta, semavi dinler de dâhil, bulunan bir tür ruhani
mitolojik yaratıktır. Farklı inanışlarda farklı karakteristiklere ve özelliklere sahiptir. Sözcük
Arapça kökenlidir.

Ciren – Türk ve Altay mitolojisinde ve masallarda konuşan at türü. Ceren veya Ceyren de denir.
Konuşabilen, sıra dışı bir hayvandır. Kayçı Ceren ve Kamçı Ceren en iyi bilinen iki tanesidir. Oçı
Ceren, Gıl Ceren gibi adlara da rastlanır.

Congolos – Türk ve Anadolu halk inancında Kayıp Cini. Kışın en soğuk zamanında ortaya çıkar.
Evin kapısına gelerek dışarıdan, içeride bulunanlardan birisinin adını seslenir ve peşine takarak
götürüp o kişiyi kaybeder. Bir daha o kişiden haber alınamaz. Kapı ve pencere önüne pancar
yemeği koyulursa musallat olmaktan vazgeçeceğine inanılır. Yozgat halk inanışında kışın en
soğuk zamanında (mahalli takvimde zemheri ayında) ortaya çıkan1 hayali bir yaratığın adı olup
bir karakoncolos varyantıdır. Evin dışarıdan içerdekilerin adını söyleyerek seslenmekte peşine
takılanlrdan bir daha haber alınamamaktadır. Evlere musallat olmasını önlemek için kapının
dışına pancar yemeği konulması adettendir.

Curuntay Han (Curantay Han) – Yasa Tanrısı. İlahi yasaları yazar. Yasaların yazıya dökülmesi
anlayışı derin içeriğe sahiptir. Sözün yazılı hale getirilmesi onun somutlaştırılması demektir. Bir
anlamda vücut bulması, canlı bir varlığa dönüşmesidir. Gerçekten de çağdaş hukuk anlayışında
pek çok ülkede kanunların yazılı olması esastır.

Terimler etimolojisi ve hakkında daha geniş bilgi için bkz. Karakut, Deniz. (2012). Türk Söylence Sözlüğü. Dijital Baskı.

A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y |

Hakkında Bilge Türk

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

Check Also

Türk Mitoloji Sözlüğü U

A | B | C | Ç | D | E | F | G ...