A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z
Dağ Han – Türk ve Altay mitolojisinde Dağ Kağanı. Tav (Tağ, Tak, Dak) Han olarak da söylenir.
Dağ İyesi – Türk, Altay ve Moğol mitolojisinde dağın koruyucu ruhudur. Değişik Türk dillerinde
Tav (Tağ, Tak, Dak) İyesi ve Moğolcada Uğul (Ula) Ezen olarak bilinir.
Damga (Eski Türkçe; Tamga) – bir şeyin üzerine bir işaret basmaya yarayan alet, mühür
demektir. Ayrıca herhangi bir şeyin üzerine bu aletle bırakılmış olan işaret, iz anlamına da gelir.
Darhan – Türk, Altay ve Moğol mitolojisinde karı koca Metal Tanrıları. Sosyal bir statüyü ve bir
mesleği ifade eden Tarkan kavramı ile yakından alâkalıdır.
Darhan Hanım – Türk, Altay ve Moğol mitolojisinde Metal Tanrıçası. Darhan Han ile aynı ismi
taşır. Demirciliğe ait bir Tanrıçanın bulunması, bu mesleğin sadece erkeklerin tekelinde
olmadığını, kadınların da yapabileceğini gösterir. Bazı Türk topluluklarında Bitki Tanrıçası olarak
da görünür.
Dayıkın Hanım – Türk ve Altay mitolojisinde Bebek Tanrıçası. Tayıkın olarak da söylenir.
Çocuğun uykusunda gülmesi, Dayıkın’ın onunla oynadığını gösterir. Çocukları korur. Yeni
yürümeye hazırlanan çocukların Day Durması da bu Tanrıça ile ilgilidir. Atların yavrularına Tay
denmesi ile de bağlantılıdır.
Dayın Han – Türk, Moğol ve Altay mitolojisinde Savaş Tanrısı. Zayın Han da denir. Savaşçıların
koruyucusudur. Askerler savaşlardan önce kendisinden yardım dilerler.
Dede Korkut – destanların ilk anlatıcısıdır. Hikâyelerinde veli bir kişi olarak ortaya çıkar. Oğuzlar
önemli meseleleri ona danışırlar. Keramet sahibi olduğuna inanılır. Gelecekten haberler verdiği
söylenir. Ozan ve kamdır. Oğuzname’de, Dede Korkut’un 295 yıl yaşadığı ve İslam dini
peygamberi Hz. Muhammed’e elçi olarak gönderildiği anlatılmaktadır. Oğuz Han’a vezirlik
yapmış olduğu da bilinir.
Değirmen İyesi – Türk ve Tatar mitolojilerinde değirmenin koruyucu ruhu. Deyirmen İyesi de
denir. Değişik Türk dillerinde Tegermen (Tiyirmen) İyesi olarak da bilinir.
Deli Dumrul (veya bazı halk hikâyelerinde Dumrul Han, Dumrul Bey) – Türk ve Altay
mitolojisinde söylencesel kahramandır. Dunrul (Duñrul) veya Tungrul da denir.
Demirdağ – Türk ve Altay mitolojilerinde Dünya Dağı. Temirtav veya Tömürtav olarak da
söylenir. Göğün 12. katına kadar yükselir. Bazen Demir Direk şeklinde görülür. Ulu Kayın ile
ilişkilendirilebilir. Altındağ’ın orta katı olarak da düşünülebilir. Bir başka anlayışa göre de aslında
yer altı, yeryüzü ve göğü kaplayan bir dağın aşağıda kalan kısmı bakır, ortası demir, üst kısmı
altındır.
Demirkıynak – Bigadiç dağlarında yaşayan, her kılığa girebilen, korkunç sesler çıkararak
insanların delirmelerine sebep olan, çok pis kokulu kötücül bir yaratıktır. “Demirtırnak” da denir.
Sudan çok korkar. O göründüğü anda akarsu veya göle giren insanlara bir zarar veremeyeceğine
inanılır. Ormanlarda yaşayan bu varlık, demir tırnaklı, demir burunludur. “Demirtırnak”,
Tepegöz efsanelerinin Kazak, Karakalpak, Kırgız, Özbek, Türkmen, Altay ve diğer versiyonlarıda,
Tepegözün bazen kızı veya bazen de kız kardeşi olarak geçmektedir. Avcı gibi ortaya çıkan
kahraman, önce Demirtırnağı, ardından da Tepegözü öldürür.
Deniz (Teniz, Teñiz, Deñiz, Teňgiz, Tengiz, Deňgiz) – Bir okyanus ile bağı olan ve büyük bir alanı
kaplayan ve genellikle tuzlu olan su birikintisidir. Terim genellikle okyanus terimi yerine de
kullanılır.
Deniz Han – Türk ve Altay mitolojisinde Deniz Kağanı. Tengiz (Dengiz, Teniz, Teñiz, Deñiz) Han
olarak da söylenir. Moğollar ise Tengis Han şeklinde anarlar.
Deniz Kızı (Denizkızı veya Sukızı) – Belinden yukarısı dişi bir insan görünümünde olan, ama aynı zamanda bir balık kuyruğuna sâhip olan efsaneleşmiş düşsel inanışlardır.
Dev – Birçok farklı kültürün efsane, folklor ve mitolojisinde, masallarında yer alan bir doğaüstü yaratık.
Baba Dev / Dev Atası [Azəricə: Nəhəng Atası] – Erkek devlerin çoğu yalnız başlarına, mağaralarda, altın
köşklerinde ya da görkemli saraylarında yaşarlar. Genellikle kötü karakterli olarak betimlenirler. İnsanlara daima kötülükler yapar, zarar verirler. Kahramanın başarması gereken işlerin önündeki en büyük engel bu çoğu zaman devlerdir. Kahraman genellikle devlerin aptallığından veya akılsızlığından yararlanarak onları yener. Bu durum Türk folklorunda olduğu kadar Yunan, Avrupa ve Hint efsanelerinde de aynıdır. İngiliz halk edebiyatında devlerin bazılarının aptallığından bahsedilir.
Diren – Türk ve Altay halk inancında ve mitolojisinde Şeytan Piri. Tiren (Tiyren, Teyren) de
denir. Şeytani İnsan. Kuran-ı Kerim’deki “Şeytan Evliyası” tabiri ile benzerlik gösterir. İnsanların
her tür isteklerini yerine getiren kötücül ruhlara da bu ad verilir. Fakat bu ruhun karşısındaki
insan o kadar kötüdür ki, onun tarafından kandırılır. İşte bu kişilere Diren denilir. Eren
kavramının karşıtı olarak algılanır.
Dokuz – Türk ve Altay mitolojisinde, halk kültüründe, halk inancında ve Şamanizm’inde kutlu
rakamdır. Tokus, tuğız, tugıs, dokıs, toğuz, tokız olarak da söylenir.
Dolun Han – Türk ve Altay mitolojisinde Verimlilik Tanrısı. Tolun Han da denir. Hayvanların ve
ekinlerin verimli olmalarını, çoğalmalarını sağlar. Yeryüzüne bereket verir. Dolunay ile bağlantılı
olma ihtimali yüksektir. Çünkü dolunay bereketin, tamlığın ve güzelliğin sembolüdür.
Masallarda, türkülerde güzel kızlar hep dolunaya benzetilir. Eski uygarlıklarda ve halk
inançlarında insanların uykularında gezinmeleri dolunay ışığı tarafından çekilmelerine
bağlanmıştır. Dolunayın ışığının pencereden içeri girmesinin rüyaları bile etkilediğine, dolunayda cinsel içgüdülerin, tarlaların bereketlerinin arttığına hatta Kurt Adama dönüşüldüğüne bile inanılmıştır.
Doydu – Türk ve Altay mitolojilerinde dev Ölüm Balığı. Toydu Balık olarak da bilinir. Yeraltındaki
büyük denizde yaşadığına inanılan efsanevi devâsa balık. Ağzı gırtlağının altında, gözü ise
ensesindedir. Belkemiği ters çevrilmiştir. Zincirlerle bağlı tutulur. Başını ve vücudunu oynatınca
depremler olur, tufanlar kopar. Ker Balık da denir. Ker sözcüğünü Kör olarak anlamlandıran bir
görüşe göre, bu onun öte âleme ait olduğunun ilk belirtisidir. Adı Abra ve Yutpa ile birlikte anılır.
Dönence (veya Dönenge, ya da Burç) – Gökyüzünü on iki bölüme ayıran takımyıldızlardan her
biri. Gökyüzü Türklerde büyük bir çark veya teker gibi algılanmıştır. Burçlar bu ayrılmış olan
bölümlerden her birinin simgesidir. Eski çağlardan beri, insanların karakterlerinin ve yazgılarının
bu simgelerle bağlantılı olduğuna inanılmıştır. Türklerin Yıldızcı (Uldızçı) dedikleri falcıların,
kişilerin gizli Yıldız Kayıtlarına bakarak geçmişini ve geleceğini görebildiklerine inanılır.
Anadolu’da bugün bile pek çok kimse Yıldızname adı verilen çok gizli bir fal türünün varlığına
inanırlar ve bunu başarabilen kişilere saygı duyarlar. Diğer kültürlerdeki Astroloji alanı bir
zamanlar bilim dalı olarak dahi görülmüştür ve tamamen gök nesnelerinin insan hayatını
etkilediği inancıyla oluşmuştur. Tüm büyük uygarlıklar gökyüzüne ilgi duymuş ve burçları kendi
söylenceleriyle bir biçimde bağdaştırmıştır. Sözcük Dönmek kökünden gelir. Zamanın geçişi ve
göğün dönüşü (çarkıfelek) kavramıyla alakalıdır.
Dört Öğe (Dört Unsur veya Dört Element) – Maddenin dört hali ve yaşamın asli unsurları olarak kabul edilen toprak, su, hava ve ateş dörtlüsüne verilen addır. Bu kavrama pek çok inançta rastlanmaktaysa da kavram Hint, İbrani, Kelt, Dogon, Yunan ve İsmailî geleneklerde daha ayrıntılı bir şekilde ele alınır.
Duyar Han – Türk ve Altay mitolojisinde Eziyet Tanrısı. Tuyar veya Toyar da denir. Ateşten
yaratılmıştır. Boynuzlu ve kuyrukludur. Eli ve ayağı yoktur. Ölüm tohumu eker. Mutsuzluk
getirir. İnsanlara eziyet eder ve delilik verir. Alnının ortasında tek gözü vardır. Bazen yarı insan
yarı şeytan olarak tanımlanır. Üç ayaklı atı vardır. Ulu Tuyar ya da Dohsun Duyar olarak da
bilinir. Yeraltında yaşar.
Terimler etimolojisi ve hakkında daha geniş bilgi için bkz. Karakut, Deniz. (2012). Türk Söylence Sözlüğü. Dijital Baskı.
A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z